TEMLİK ALAN DAVACI: Efes Varlık Yönetim A.Ş. vekili Avukat ...

TEMLİK EDEN DAVACI: Türkiye İş Bankası A.Ş. vekili Avukat ...

HÜKÜM:
Ret

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davalılar ... ve ... yönünden davanın reddine, davalılar ... ve Zekeriye Gündoğdu yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın temlik alan davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince temlik alan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı temlik alan davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı banka ile dava dışı Atlas Gemi Makina San. Tic. Ltd. Şti. arasında akdedilen genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesini davalıların müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzaladıklarını, dava dışı şirkete kullandırılan kredi borcunun ödenmemesi üzerine Kadıköy 4. İcra Müdürlüğü'nün 2011/10689 E. sayılı dosyasıyla başlatılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve davalılar aleyhine %40'dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; kredi geri ödemeleri zamanında yapılmadığından yapılandırma yapılarak, davacı banka ile protokol yapıldığını, protokol gereğince 16 ay ödeme yapıldığını, bu ödemeler düşülmeksizin icra takibi başlatıldığını, protokolde gayri nakdi çek kredisi riskinin 01.12.2009 tarihi itibariyle 6.580,00 TL tutarında olduğunun belirtildiği, davalıların 17.02.2010 ve 31.01.2012 tarihleri arasında 15 adet çeki tutanak ve imza karşılığında davacı bankaya iade ettiğini, çeklerin iadesi ile birlikte bu kredi alacağının borçtan düşülmesi gerektiği halde asıl alacağa dahil edildiğini, asıl alacağa itiraz edilmediğini, itirazın sadece %80 temerrüt faizi oranı ile birlikte faiz alacağına ilişkin olduğunu, davacının temerrüt faizi talep edebilmesi için usulüne uygun olarak hesap kat ihtarnamesi tebliğ etmesi gerektiğini, davacının icra inkar tazminatı talebinin yersiz olduğunu savunarak davanın reddine ve davacı aleyhine %40'dan aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; kredi sözleşmelerindeki imzaların davalılara ait olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı banka ile dava dışı şirket arasında imzalanan iki ayrı genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesine istinaden dava dışı şirkete kredi kullandırıldığı, davalılar ... ile ...'nun kredi sözleşmelerinde müşterek borçlu müteselsil kefil olduğu, bu davalılara hesap kat ihtarının usulüne uygun tebliğ edildiği, davalıların 09.09.2009 tarihinde temerrüde düştükleri, davalılar ... ve ...'nun takipteki asıl alacağa yönelik itirazları olmadığından bu davalılar yönünden takipte asıl alacağın kesinleştiği, Mahkemece aldırılan 07.01.2015 tarihli bilirkişi raporundaki değerlendirmeler dosya kapsamına ve mevzuata uygun olduğundan davalıların faiz, faiz oranı ve ferilerine yönelik itirazlarının yerinde olmadığı, davacının davalılardan takip tarihinden sonra %80 temerrüt faiz talebinin yerinde olduğu gerekçesiyle davalılar ... ve ... aleyhine açılan davanın kabulü ile Kadıköy 4. İcra Müdürlüğünün 2011/10689 E. sayılı dosyasına bu davalılar tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, asıl alacağın %40'ı oranında icra inkar tazminatının davalılar ... ve ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/748 E. sayılı dosyasında bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada diğer davalılar ... ve ... yönünden Kadıköy 4. İcra Müdürlüğünün 2011/10689 E. sayılı dosyasına konu borç bakımından sözleşmedeki imzaların bu davalıların eli ürünü olmadığından borçlu olmadıklarının tespitine karar verildiği anlaşıldığından davalılar ... ve ... yönünden davanın reddine, davalıların kötüniyet tazminatı istemlerinin reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde temlik alan davacı ...Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Temlik alan davacı ...Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; icra takibine konu sözleşmelerdeki imzaların davalılar ... ve ...'in eli ürünü olmadığına karar verilmiş olsa da, söz konusu sözleşmelerdeki tarafın Efes Varlık Yönetim A.Ş. olmadığı, sözleşmenin tarafının devir eden banka olduğunu, haksız açıldığı iddia edilen takip yine devir eden banka tarafından açıldığından müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini, davalılar ... ve ...'in sözleşmede yer alan imzalarının sahte olup olmadığını temlik alan Efes Varlık Yönetim A.Ş.'nin tespit etmesinin beklenemeyeceğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın dayanağını teşkil eden takibe konu alacak devredilmekle, davalıların, devredene karşı sahip oldukları savunmaları, devralan Efes Varlık Yönetim A.Ş.'ne karşı da ileri sürebilecekleri, Efes Varlık Yönetim A.Ş.'nin kredi sözleşmeleri ve icra takibinin tarafı olmamasının imza inkarı savunmasının ileri sürülmesine engel teşkil etmediği, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle temlik alan davacı ...Ş. vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde temlik alan davacı ...Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Temlik alan davacı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

Uyuşmazlık, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın müteselsil kefillerden tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temlik alan davacı ...Ş. vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Temlik alan davacı ...Ş. harçtan muaf olduğundan ödediği temyiz ilam harcı ve temyiz başvuru harcının isteği halinde temyiz eden davacı ...Ş.'ye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

26.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.