HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı, istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü;

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.09.2020 tarihli ve 2020/253 Esas, 2020/236 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (h) bentleri uyarınca ayrı ayrı 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, sanıklar ... ve ... hakkında cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

2. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 27.11.2020 tarihli ve 2020/2070 Esas, 2020/2188 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca sanıklar ... ve ... yönünden esastan reddine, sanık ... yönünden düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

A.Sanık ... Müdafinin Temyiz Sebepleri
Yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına,
Suç kastının bulunmadığına,

Beraat kararı verilmesi gerektiğine,

B.Sanık ... Müdafinin Temyiz Sebepleri
Suç kastının bulunmadığına,

Beraat kararı verilmesi gerektiğine,

C.Sanık ... Müdafinin Temyiz Sebepleri
Somut delil bulunmadığına,
Eksik soruşturma ile hüküm kurulduğuna,
Yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına,
Suçun yanlış vasıflandırıldığına,
İlişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1.Sosyal medya üzerinden tanışıp mesajlaşan sanık ... ile katılanın buluşmaya karar verdikleri, katılanın aracıyla sanığı aldığı, bir süre dolaştıkları, bu sırada sanık ... ile sanık ...'ın mesajlaştıkları, ...'nun attığı konum üzerine sanıklar ... ve ...'in katılanın aracını takibe başladıkları, bir noktada aracın yolunu kestikleri, sanık ...'ın katılanı araçtan indirmeye çalıştığı, katılanın aracının hasar gördüğü, bu sırada ...'nun katılanın aracından inip sanıkların bulunduğu araca bindiği, ancak katılanı araçtan indirmeyi başaramadıkları, katılanın aracıyla kaçmaya başladığı, sanıkların da araçla katılanı takip ettikleri ve takip sırasında havaya ateş ettikleri, benzini biten katılanı aracını bırakarak yaya olarak kaçtığı, sanıkların katılanın bıraktığı araçtan bir miktar para ve cep telefonunu aldıkları olay nedeniyle, İlk Derece Mahkemesince "...dosyada mevcut mesaj içeriklerinden açıkça anlaşılacağı üzere sanıkların baştan itibaren yağmalama kastı ile hareket ettikleri, sanık ...'nun özellikle konum bilgisi verdiği, paranın bulunduğu yer hakkında bilgi verdiği gibi, katılanın alkollü olduğu yönünde de ayrıca bilgi verdiği, sanıkların aracı takip sonrası katılanın aracını ilk durdurduklarında sanık ...'nun araçtan inip sanıkların yanına gelmesine rağmen araca zarar verme ve kapıyı açmaya yönelik eylemlerini devam ettirdikleri, aracı ile kaçan katılanı da uzun süre araç ile takip edip kovaladıkları sonrasında katılanın aracının yakıtının bitmesi sonrasında aracı bırakarak kaçtığı, bu kez sanıkların yaya olarak kaçan katılanı takip yerine doğrudan araçta bulunan mal varlığı değerlerini almaya yönelik hareket ettikleri anlaşıldığından eylemlerinin baştan itibaren yağmalamaya yönelik olduğu, aksi yöndeki beyanların kendilerini cezadan kurtarmaya yönelik ya da cezayı hafifletmeye yönelik beyanlar olduğundan itibar edilmemiş, yine her ne kadar sanıklar telefon ve nakit parayı aldıkları sırada katılan arabada bulunmuyor ise de burada katılanın önüne araç ile çıkıp silahla ateş edip aracına zarar verip kovalama sonrasında kaçan katılanın aracın yakıtının bitmesi ile kendisine uygulanan cebir nedeniyle aracı terk etmek zorunda kaldığından malını koruyamadığı anlaşılmakla yağma suçunun tüm yönleriyle oluştuğu kabul edilmiş ve hırsızlık suçundan dolayı uygulama yapılmamıştır" gerekçesi ile Hukukî Süreç başlığı altında (1) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen hükmün kurulduğu belirlenmiştir.

2. Olay akışını doğrulayan yakalama, olay yeri inceleme, mesaj döküm tutanakları ile Plaka Tanıma Sistemi (PTS) kayıtları dosya içinde mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı, sanık ... yönünden tekerrüre esas alınmayacak sabıka esas alınarak tekerrür hükümlerinin uygulanmış olması nedeniyle hükümde düzeltme yapıldığı anlaşılmıştır.

Tüm dosya içeriğine göre Olay ve Olgular başlığı altında (1) paragrafında izah edildiği şekilde işlenen olay nedeniyle kurulan hükümde, hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 27.11.2020 tarihli ve 2020/2070 Esas, 2020/2188 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 289. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

26.03.2024 tarihinde karar verildi.