Zamanaşımı nedeniyle düşme, kaçak eşyanın müsaderesi

Suça sürüklenen çocuk hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Suça sürüklenen çocuğun yargılama konusu eylemi için, suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası delaletiyle aynı maddenin beşinci, onuncu fıkraları gereğince belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, suç tarihinde 12-15 yaş grubunda olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkındaki davanın, 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereği 7 yıl 6 aylık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 28.04.2016 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 7 yıl 6 aylık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır.

Her ne kadar Mahkemece suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde 15-18 yaş aralığında olduğu, buna göre atılı suçla ilgili dava zamanaşımı süresinin 5 yıl 4 ay olduğu, suça sürüklenen çocuk hakkında mahkûmiyet kararı verilen 28.04.2016 tarihinde zamanaşımının kesildiği ve son kesilme tarihinin bu tarih olduğu, buna göre 5 yıl 4 aylık asli zamanaşımı süresinin 28.04.2021 tarihinde dolduğu suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi hukuka aykırı ise de; zamanaşımının temyiz inceleme tarihi itibarıyla gerçekleştiği anlaşıldığından suça sürüklenen çocuk hakkında verilen düşme kararı sonucu itibarıyla yerinde görülmüştür. Nakil aracı hakkında ise açılmış bir dava veya temyize konu hüküm bulunmadığı anlaşıldığından katılan ... İdaresi vekilinin nakil aracına yönelik temyiz istemi inceleme dışı bırakılmıştır.
Ancak;
Ele geçirilen kaçak sigaraların 5607 sayılı Kanunu'nun 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsaderesine karar verilmesi yerine mahkemece yazılı şekilde ihma edilmek suretiyle tasfiyesine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, söz konusu hukuka aykırılığın Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılmasına, yerine "suça konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca MÜSADERESİNE" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün Tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

26.03.2024 tarihinde karar verildi.