Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hâkimler Kurulunun takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve Yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nin 307/4 (1412 sayılı CMUK'un 326/son) maddesi uyarınca sonuç olarak adli para cezasına hükmedildiğinin anlaşılması karşısında, hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olan 5237 sayılı TCK’nin 53/1-2-3. maddesinde öngörülen belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma tedbirlerine hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi ve suçu birlikte işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine 5271 sayılı CMK'nin 326/2. maddesine aykırı olarak "Eşit olarak tahsiline" şeklinde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hükmün yargılama giderleri ile ilgili fıkrasından ''Sanıklardan eşit olarak tahsiline” ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine “Sanıklardan neden oldukları yargılama giderinin ayrı ayrı alınmasına” cümlesinin eklenmesi ve TCK'nin 53/1-2-3. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.