Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

1. Davacı vekili, kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı kadastro çalışmalarında tespit dışı bırakılan taşınmaz bölümlerinin davacı adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

1. Davalı Hazine vekili, dava konusu köy boşluğu olarak tescil harici bırakılan taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğunu, özel mülkiyete konu olmasının mümkün olmadığını, köy boşluklarının ya da köy orta mallarının köy tüzel kişiliği veya köy derneği tarafından satışının hukuken mümkün olmadığını, yapılan satışın geçerliliğinin olmadığını, davanın reddini, dava konusu taşınmazın hazine adına tescilini istemiştir.

2. Davalı ... vekili, dava konusu sahanın kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içerisinde kaldığını, orman sayılan yerlerin zamanaşımı ve zilyetlikle özel mülkiyete dönüştürülmesine hukukun cevaz vermediğini, davanın reddini istemiştir.

3. Dahili davalı ... vekili, idarenin dosyada davalı olarak taraf sıfatı bulunmadığını, husumet yönünden itiraz ettiklerini, ayrıca dava konusu taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında neden tescil harici bırakıldığı, tescilinin mümkün olup olmadığı ve bulunduğu coğrafi ortam ile davacının zilyetliklerinin çekişmesiz ve kesintisiz olup olmadığı, zilyetliğin süresinin yapılacak yargılama neticesinde belli olacağını, davanın reddini istemiştir.

4. Davalı ... vekili, davanın reddini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu edilen ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen yerin, 20 yılı aşkın süreden beri imar ve ihya gördüğü ve bu kısımlara ilişkin olarak 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 14 ve 17 nci maddeleri ile 4721 ... Türk Medeni Kanunu'nun (4721 ... Kanun) 713 üncü maddesindeki kazandırıcı zamanaşımı ile taşınmaz edinme şartlarının davacı lehine gerçekleştiği ancak bilirkişi raporunda B harfi ile gösterilen yerin 1994 tarihli hava fotoğrafında kullanılmadığı ve boş olduğunun bilirkişi raporlarında belirlendiği, bu yer için 4721 ... Kanun'un 713 üncü maddesindeki kazandırıcı zamanaşımı ile taşınmaz edinme şartlarının gerçekleşmediği gerekçesi ile davanın kısmen kabul kısmen reddine, 16.04.2018 tarihli teknik raporunda A harfli ile gösterilen 1.133,60 metrekarelik kısmın 4721 ... Kanun'un 713 üncü Maddesi uyarınca bahçe ve tarla vasfıyla davacı adına yeni bir parsel numarası verilmek suretiyle tapuya kayıt ve tesciline, B harfli ile gösterilen 413,06 metrekarelik kısım yönünden talebin reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olan taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı yoluyla özel mülkiyete konu olamayacağını, davacı yararına mülk edinme koşullarının oluşmadığını, 442 ... Köy Kanunu’nun (442 ... Kanun) 44/3 üncü maddesi uyarınca köy ihtiyar heyetine belirli koşullarla verilen taşınmaz satma yetkisinin 4753 ... Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu'nun (4753 ... Kanun) 64 üncü maddesi ile yürürlükten kaldırıldığını, kaldı ki, köy ihtiyar heyetinin böyle bir kararı olsa dahi kaymakamlıkça onaylanıp onaylanmadığının da belli olmadığını, 4721 ... Kanun'un 713/6 maddesi uyarınca devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve özel mülkiyete konu olması mümkün olmayan yerlerden olan dava konusu köy boşluğunun Hazine adına tapuya kayıt ve tescilinin gerektiğini savunarak, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, çekişmeli taşınmazın kadim mera olduğu ve bu tür yerlerin zilyetlikle iktisabının mümkün bulunmadığı, bu sebeple çekişmeli taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmesinin isabetli olmadığı gerekçesiyle, davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisi ile; davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının doğru olduğu, çekişmeli taşınmaz bölümünün mera ile bir ilgisinin bulunmadığı ve davacı lehine iktisap koşullarının oluştuğunu belirterek hükmün bozulmasını istemiştir.

Uyuşmazlık, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.

1. 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 307,312,369/1,370 ve 371 inci maddeleri,

1. Somut olayda; Bölge Adliye Mahkemesince, davanın esasına ilişkin başkaca araştırma ve inceleme yapılmaksızın, 16.04.2018 tarihli teknik krokide (A) harfiyle gösterilen temyiz konusu tescil harici taşınmazın mera olduğu kabul edilerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş edilmiş ise de, bu karar dosya kapsamına uygun düşmediği gibi, usul ve Kanun'a da uygun bulunmamaktadır.

2. Şöyle ki; dava konusu taşınmazın tescil harici bırakılma nedeni Kadastro Müdürlüğü'nden sorularak belirlenmemiş, yöntemine uygun şekilde mera araştırması yapılmamış, bu kapsamda, taşınmazın bulunduğu bölgede tahsisli mera bulunup bulunmadığı ilgili kurumlardan sorularak tespit edilmemiş ve taşınmazların kadim mera olup olmadıkları hususunda komşu mahallelerden mahalli bilirkişi dinlenilmemiş ve yine dava konusu taşınmaza komşu 90,119,123,124,192 ve 533 ada 1 parsel ... taşınmazlara ait tutanaklar dayanaklarıyla getirilip dava konusu taşınmaz bölümünü ne olarak okuduğu denetlenmemiş, ziraatçi bilirkişi kurulundan, taşınmazın evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, imar-ihya gerektirip gerektirmediğini ve imar ihyasının tamamlanıp tamamlanmadığını komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmamış; yerel bilirkişi ve tanıkların soyut içerikli beyanlarına dayanılarak, hayvan otlatılan her yerin teknik olarak mera olacağı varsayımına dayanılmak suretiyle karar verilmesi cihetine gidilmiştir. Bu şekilde, hem davanın konusu taşınmazın niteliği tam olarak belirlenmeden, hem de eksik araştırma, inceleme ve uygulamaya dayalı olarak karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.

3. Hal böyle olunca; Bölge Adliye Mahkemesince, dava konusu taşınmazın tescil harici bırakılma nedeni Kadastro Müdürlüğünden sorularak belirlenmeli, bölgede tahsisli mera bulunup bulunmadığı ilgili kurumlardan sorularak tespit edilmeli, komşu taşınmazların tespit tutanakları ile dayanakları getirtilmeli, bu şekilde dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan komşu mahallelerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek 3 kişilik yerel bilirkişi, aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları ve 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulu huzuruyla yeniden keşif yapılmalı, yapılacak olan bu keşifte varsa mera tahsis kararı ve haritaları uygulanıp kapsamları saptanmalı, dava konusu taşınmazın niteliği, kadim mera olup olmadığı belirlenmeli, keşif sırasında bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın kadim mera mı olduğu, yoksa taşınmaz boş olduğu için hayvan otlatılan taşınmaz mı olduğu konusunda maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, uzman ziraat mühendislerinden oluşan 3 kişilik bilirkişi kurulundan taşınmazların niteliğiyle ilgili bilimsel verilere dayalı ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, taşınmazların her yönünden tüm özelliklerini gösterir fotoğrafları çektirilmeli, bilirkişiye keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek boş bulunan bir taşınmazda köylüler tarafından hayvan otlatılmasının taşınmaza mera niteliği kazandırmayacağı da göz önüne alınarak sonucuna göre karar verilmelidir. Bu eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmediğinden, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi