Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile davanın davalı ...Ş. yönünden reddine, diğer davalılar yönünden kısmen kabulüne
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı ...Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ...Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın davalı ...Ş. yönünden reddine, diğer davalılar yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 14.05.2011 tarihinde, davalı ... Zengin adına kayıtlı, davalı ...'ün sevk ve idaresindeki, davalı Liberty Sigorta A.Ş.'nin zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortaladığı araçla davalı ...Ş.'nin zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortaladığı motorsikletin karıştığı çift taraflı trafik kazasında motorsiklette yolcu olarak bulunan Ömer Özcan'ın vefat ettiğini, davacılar ... ve ...'ın ölenin anne babası, diğer davacıların ölenin kardeşleri olduğunu belirterek, fazlaya ilişikin hakları saklı kalmak kaydıyla, davacılar ... ve ... için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00'er TL maddi, 60.000'er TL manevi, (davalı ... şirketlerinden sigorta poliçesi teminat limitleri dahilinde ve avans faizi işletilerek) davacılar Emre Özcan ve ... için 30.000,00'er TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Liberty Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; kazaya karışan aracın zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalıları olduğunu, dava konusu talebin haksız fiil neticesi uğranılan zararın tahsili olduğu için ve taraflar arasında ticari işlemden doğan bir ihtilaf bulunmadığı için talep edilmesi gereken faizin yasal faiz olması gerektiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacıların manevi tazminat istemlerinin fahiş olduğunu, kazanın taksirle meydana geldiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; kazaya karışan motosikletin davalı şirket tarafından trafik/artı trafik poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçeden doğan sorumluluğun sigortalısının kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davadan önce kaza nedeniyle davacılara 18.495,46 TL ve 20.324,95 TL olmak üzere toplam 38.820,41 TL ödeme yapıldığını, ödeme ile poliçeden kaynaklanan sorumluluğun sona erdiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; talep edilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, aracın kayıt maliki olduğunu, aracın dava dışı Egehan Turizm Yatırımları Seyahat ve Danışmanlık Ltd. Şti tarafından işletildiğini ileri sürmüştür.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; her ne kadar Metal İş Sendikasından bildirilen aylık ücret baz alınmak suretiyle aktüerya bilirkişisine ayrıca bir hesap yaptırılmış ise de, maktulün bu iş kolunda çalıştığı hususu ispatlanmadığından asgari ücret üzerinden yapılan hesaplamanın kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı ... için 11.800,00 TL, davacı ... için 18.352,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketleri poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmak kaydı ile davalılardan tahsiline; davacı ... için 50.000,00 TL, davacı ... için 50.000,00 TL, davacı Emre Özcan için 20.000,00 TL, davacı ... için 20.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve Engin Sezgin'den olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı ...Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacılar vekili; destekten yoksunluk tazminatı hesabında dikkate alınan kazancın hatalı olduğunu, desteğin asgari ücretin üzerinde gelirinin olacağını, hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili; kusur bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğini, müteveffanın kask takmaması nedeniyle kusuru bulunduğunun tespit edildiğini, ayrıca hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili; kask takmama nedeniyle verilen kusurun kazaya etkisi olmadığını, kusur bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden karar verilmiş olduğunu, tazminat hesabında dikkate alınan kazancın hatalı bulunduğunu, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yolcu olarak bulunan desteğe kask takmaması nedeniyle kusur verilmiş ise de bu durumun kazaya etki eden neden olmadığı, desteğin yolcu olup zararın tümünü davalı sürücü ve sigorta şirketlerinden talep hakkı bulunduğu, desteğin ve dava dışı sürücü Tolga'nın kazanın meydana gelmesinde esasen kusurlu olmadığı,,sürücü Tolga'nın kullandığı aracın zorunlu trafik sigortacısı Axa Sigorta A.Ş. hakkındaki davanın reddi gerektiği, desteğin hatır için taşındığına ilişkin iddianın ispatı için dosyada yeterli bilgi ve belge bulunmadığı, kusurlu olan sürücünün karşı taraf araç sürücüsü olduğu, hatır taşıması iddiasının bu davalılara karşı ileri sürülemeyeceği, desteğin üniversite öğrencisi olduğu ve gelir getirici bir işte de çalıştığının iddia ve ispat edilmediği gözetildiğinde, gelirinin ve kazancının asgari ücret üzerinden hesaplanmış ve mahkemece de bu doğrultuda karar verilmiş olmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarlarının yerinde olduğu, kabule göre de harçlardan davalı ... şirketlerinin limit ile sınırlı sorumlu tutulmuş olmasının da hatalı olduğu gerekçesiyle davacılar vekili ile davalı ... vekilinin istinaf itirazlarının esastan reddine, davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalı sürücü ...'ün %100 kusurlu olduğunun kabulü ile kusursuz sürücünün kullandığı aracın zorunlu trafik sigortacısı olan davalı ...Ş. hakkındaki davanın reddine, davalılar ..., ... ve HDİ (Liberty) Sigorta Şirketi hakkındaki maddi tazminat davasının kabulü ile davacı ... için 11.810,00 TL, davacı ... için 18.352,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihi olan 14.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... dışındaki davalılardan (davalı Liberty Sigorta Şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmak kaydı ile) tahsiline, manevi tazminat talebi yönünden; davacılar ... ve ... için 50.000,00'er TL, davacılar Emre Özcan ve ... için 20.000,00'er TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'den olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacılar vekili; kusur raporları arasında çelişki var ise giderilmesini, emsal ücret araştırmasına göre hesaplanan bedele hükmedilmesi gerektiğini, hükmedilen manevi tazminat miktarlarının yetersiz olduğunu, davalı ...Ş. yönünden de kabul kararı verilmesi gerektiğini, davalı yararına hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu ileri sürerek ve re'sen ele alınacak nedenlerle usul ve yasaya aykırı olan kararın bozulmasını talep etmiştir.
Uyuşmazlık, trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve devamı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,86,87,89,90,91 inci maddeleri.
1. Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
İhtiyari dava arkadaşı olan davacılar bakımından temyiz sınırı her bir davacının temyizi bakımından ayrı ayrı belirlenecektir.
Davacılar Emre Özcan ve ... için 30.000,00'er TL manevi tazminat talebinde bulunulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince; davacılar Emre Özcan ve ... için 20.000,00'er TL manevi tazminatın tahsiline hükmedilmiştir. Dosya içeriğine göre bu davacılar için reddedilen ve temyize konu edilen miktar 10.000,00'er TL olup kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kalmaktadır.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, davalı sürücü ...'ün tam kusuruyla meydana gelen kazada davalı ...Ş. yönünden davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik olmamasına, davacılar yararına hükmedilen manevi tazminat miktarlarının yeterli bulunması ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar ... ve ... vekili tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen aşağıdaki bentler dışındaki nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
3.Davacıların zararının belirlenebilmesi için desteğin gelir durumunun net olarak belirlenmesi gerekir. Dava dilekçesinde davacılar desteğinin İstanbul Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu İklimlendirme ve Soğutma Teknolojisi Programını bitirmek üzere olduğu belirtilmiş, mahkemece ilgili meslek kuruluşlarından hangi mesleği yapabileceği ve emsal ücret araştırması yapılmış, aktüerya uzmanı bilirkişi raporunda hem asgari ücret hem de asgari ücretin 3.55 katı üzerinden hesaplama yapılmış, mahkemece desteğin asgari ücret kazanabileceği kabulü ile hüküm kurulmuştur.
Dosya kapsamına göre desteğin gelir araştırması sonucu tespit edilen gelirinin asgari ücret üzerinde olduğu dikkate alınarak mahkemece bu husus takdir edilerek asgari ücretin üzerinde uygun bir miktar belirlenerek hesaplama yapılması gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
4.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. Maddesinde "(1) Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez.v(3) Maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez.(4) Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur." şeklinde düzenleme mevcuttur.
Dosya kapsamından; davalı ...Ş. yönünden davanın tümden reddine karar verilerek nispi vekalet ücretine hükmedildiği, diğer davalılar yararına ise davacı yararına hükmedilen vekalet ücretini aşacak şekilde nispi vekalet ücretine hükmedildiği görülmekle; davalıların ret sebebinin ortak olmadığı da göz önünde bulundurularak davalılar yararına hükmedilen vekalet ücretinin davacı yararına hükmedilen vekalet ücretini aşmayacak şekilde Tarife'nin 13 üncü maddesi doğrultusunda hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bu husus bozmayı gerektirmiştir.
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacılar Emre Özcan ve ... vekilinin temyiz dilekçelerinin miktardan REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacılar ... ve ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
3. Değerlendirme bölümünün (3) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacılara iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.