Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı banka ile dava dışı ...Hurda Tekstil Ambalaj San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında kredi sözleşmeleri imzalandığını ve söz konusu firmaya bu sözleşmeye istinaden kredi kullandırıldığını, davalılardan ...'ın bu sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, akabinde kredi geri ödemelerinin yapılmaması üzerine davacı bankanın alacaklarının tahsili amacıyla,...19. İcra Müdürlüğü'nün 2016/408 sayılı dosyasından teminatsız kalan alacakları için yasal takip işlemlerine başlandığını, davalı borçlu adına haczi kabil mal bulunamadığını, ancak 06.07.2015 tarihinde...İli, ...İlçesi,... Mahallesi, 4522 ada, 11 parsel, C Blok, 3 nolu bağımsız bölümünü icra takiplerinden kurtarmak ve alacaklıları zarara uğratmak kastıyla danışıklı olarak diğer davalı ...'a 77.000,00 TL bedelle devrettiğini, yapılan bu işlemin tapuda satış olarak gösterilmiş ise de tasarrufun muvazaalı olması nedeniyle iptali gerektiğini belirterek bu tasarruf işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

1. Davalı ...; davaya cevap vermemiştir.

2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu evde 2008 yılından beri kiracı olarak oturduğunu, dava dilekçesinde muvazaanın varlığını gösterir herhangi bir somut delil olmadığını, diğer davalının borca batık olup olmadığı hususunun taraflarınca bilinmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın tapudaki satış bedeli olan 77.000,00 TL ile bilirkişiler tarafından satış tarihi itibari ile belirlenen bedel olan 216.430,00 TL arasında 139.430,00 TL fark bulunduğu, buna göre taşınmazın tapuda gösterilen değeri ile rayiç değeri arasında büyük orantısızlık olduğu, davalılarca taşınmazın satışına ilişkin resmi senet örneğinde gösterilen miktarın ödendiğine de ilişkin belge sunulmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile,...ili, ...ilçesi,... Mahallesi, 4522 ada, 11 parsel C/1 blok, 3 nolu bağımsız bölümün davalı ... tarafından diğer davalı ...'a satışına ilişkin 06.07.2015 tarihli ve 26980 yevmiye numaralı tasarrufun iptaline, davacı tarafa satışa konu taşınmaz üzerinde...19. İcra Müdürlüğü'nün 2016/408 Esas sayılı dosyasındaki takibe konu alacak ve ferileriyle sınırlı olmak üzere cebri icra yetkisi tanınmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; davalının dava konusu evde 2008 yılından beri kiracı olarak oturduğunu, taşınmazın bir çok kez el değiştirdiğini, en son malikin davalı ... olduğunu, davalının eşi ...ın evi 2007 yılında satın aldığını, borçlarından dolayı 2010 yılında alacaklı banka Kuveyt Türk Bankası tarafından satıldığını ve diğer davalı ...'ın satın aldığını, evde kiracı olarak oturmasına izin verdiğini, evde 8 yıldan beri ikamet ettiklerinden, çevre ve komşuları taşınmaz muhitinde oluştuğundan taşınmazın satışa çıkarılması nedeniyle satın aldığını, 180.000,00 TL'ye anlaştıklarını, tapuda rayiç bedeli olan 77.000,00 TL bedel gösterdiğini, ödeme konusunda tanık dinlenilmesi gerektiğini, diğer davalı ...'ın borçluluk durumunu bilebilecek durumda olmadığını, muvazaalı bir devir olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı borçlu ...'ın 03.01.2010 tarihinde kullandığı kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle yapılan takip sırasında adına kayıtlı taşınmazın 06.07.2015 tarihinde davalı ...'a tapuda 77.000,00 TL bedel ile devrettiğinin anlaşıldığı, davalı ... tarafından taşınmazın 180.000,00 TL'ye satın alındığının bildirildiği ve diğer davalı tarafından bu bedelin elden alındığına dair adi yazılı belge ibraz edilmiş ise de taşınmazın satış tarihindeki temlik bedelinin 216.430,00 TL olduğu, tapu devir bedeli ile mislini aşan fark olduğu, doğalgaz, su ve elektrik abonelerinin 31.10.2007 tarihinde o zamanki malik olan ...... adına kayıtlı olmasının uzun süren kiracılıkları nedeniyle sonuca etkili olmadığı, İlk Derece Mahkemesi tarafından tasarrufun iptali koşullarının oluştuğu kanaatiyle davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı ...'ın istinaf talebinin Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri.

1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, dava konusu taşınmazın tapuda gösterilen değeri ile bilirkişi raporuyla belirlenen gerçek değeri arasında İİK'nun 278/2 maddesi gereği mislini aşan fark bulunduğunun anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeple;
Davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ...'a yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.