Taraflar arasındaki kullanıcı şerhi verilmesi istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının, davalı Hazine vekili ile dahili davalı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurularının kabulüne ve İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; ... ili .... Mahallesi 150 ada 74 parsel, 150 ada 87 parsel, 150 ada 98 parsel, 150 ada 156 parsel, 150 ada 157 parsel, 150 ada 176 parsel, 150 ada 178 parsel, 150 ada 179 parsel, 150 ada 180 parsel, 150 ada 181 parsel, 150 ada 182 parsel, 150 ada 211 parsel, 150 ada 214 parsel, 150 ada 219 parsel, 150 ada 220 parsel, 150 ada 225 parsel, 150 ada 226 parsel, 150 ada 227 parsel, 150 ada 228 parsel, 150 ada 229 parsel, 150 ada 231 parsel, 160 ada 16 parsel ... taşınmazların 2010 yılında yapılan kullanım kadastrosu sırasında kullanıcısız olarak tespit edildiğini, bu taşınmazların çok uzun yıllardır müvekkili olan davacının babası ve ondan önce dedeleri tarafından kullanıldığını, bu durumun tüm köy ve civarında bilindiğini, davacının babasının 1989 yılında vefat ettiğini, bu tarihten sonra da tüm bakım ve kullanımını davacının yaptığını ileri sürerek, anılan taşınmazların beyanlar hanesine davacı lehine kullanıcı şerhi verilmesini talep etmiş; yargılama sırasında, davacı vekili verdiği dilekçelerle, 150 ada 74,150 ada 87,150 ada 98,150 ada 156,150 ada 176,150 ada 178,150 ada 180,150 ada 182 ve 160 ada 16 parsel ... taşınmazlar hakkındaki davalardan feragat etmiştir.
2. Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu ve 6831 ... Orman Kanunu' nun (6831 ... Kanun) 2/B maddesi çalışması 1995 yılında yapılarak ilan edilmiş olup, yörede arazi kadastrosunun 2007 yılında, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) Ek-4 üncü maddesi uyarınca kullanım kadastrosunun ise 2010 yılında yapıldığı anlaşılmaktadır.
Davalılar cevaplarında; haksız ve mesnetsiz davanın reddini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesinin 08.11.2019 tarihli ve 2017/560 Esas, 2019/694 Karar ... kararı ile; "Davacının iddiasının ispatı bakımından keşif deliline dayandığı, mahallinde keşif yapıldığı, 25/05/2018 tarihli teknik bilirkişiler kurulunun ve fen bilirkişisinin 23.05.2018 havale tarihli raporunda davacı tarafından feragat edilen taşınmazlar dışında kalan 150 ada 157 - 179 - 181 - 211 - 214 - 219 - 220 - 225 - 226 - 227 - 228 - 229 ve 231 no'lu taşınmazların öncesi orman iken 6831 ... Kanunun 2/B maddesi uyarınca hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı, dava konusu taşınmazların davacı tarafından kullanıldığına ilişkin iddia toplanan delillere göre ispatlandığı, zira dinlenen tanık beyanlarından davacının dava konusu taşınmazları 1989 yılından beri aralıksız tarımsal amaçlı olarak kullandığı, teknik bilirkişi raporlarıyla hayvan otlatmak amacıyla kullandığının anlaşıldığı" gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi ile, dava konusu ... ili ... Mahallesi 150 ada 74,87,98,156,176,178,180,182 ve 160 ada 16 parselde kayıtlı taşınmazlar yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, feragat edilen taşınmazlar dışında kalan ... ili ... Mahallesi 150 ada 157,179,181,211,214,219,220,225,226,227,228,229,231 parsel ... taşınmazların beyanlar hanesine davacının kullanım ve hak sahipliği şerhinin yazılmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili ile dahili davalı ... İdaresi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
1. Davalı Hazine istinaf dilekçesinde özetle; 6831 ... Orman Kanunu'nun (6831 ... Kanun) 2/B maddesi kapsamında Hazine adına orman dışına çıkarılan yerlerin fiili kullanım durumlarının belirlenmesinde fiili kullanımı gösteren belirtilerin nazara alınması gerektiğini, kullanım kadastrosu sırasında beyanlar hanesinde kullanıcı olarak gösterilebilecek kişilerin, kadastro tespiti sırasında çekişmeli taşınmazı ekonomik amacına uygun olarak fiilen zilyet olarak kullanan kişiler olduğunu, hayvan otlatma suretiyle kullanımın kullanıcı ve hak sahipliği hakkını doğurmayacağını, Hazinenin yasal hasım olduğunu ve yargılama giderlerinden de sorumlu olmayacağını açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir.
2. Dahili davalı ... İdaresi vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların orman vasfında olduğunu, bitki örtüsü, toprak yapısı ve eğimi itibariyle orman özelliği kazandığını, davacı adına tapuda hak ve sahipliğinin verilmesinin orman bütünlüğünü bozacağını, bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya yeterli olmadığını, eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğini açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin 13.01.2021 tarihli ve 2020/768 Esas, 2021/81 Karar ... kararı ile; "Mahkemece, davanın kabulüne karar verilen parsellerle ilgili yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporlarına göre dava konusu bu taşınmazların üzerinde tarımsal faaliyet yapıldığına dair bir emareye rastlanmadığı, zeminde yabani tek yıllık otsu bitkilerin bulunduğu, uzun süredir hayvan otlatılmak suretiyle kullanıldığına dair emareler bulunduğu, hatta 181 ve 211 numaralı parsellerin sırasıyla %60 ve %70-80 kapalılıkta meşelik oldukları, tarımsal faaliyete dair emare bulunmadığı, kahverengi orman toprağı niteliğinde olduğu ve toprak muhafaza karakteri taşıdığı, bitişiğindeki orman parseli ile ayrıcı bir sınır bulunmayıp ormanla bütünlük halinde olduğu belirtilmiş olup, raporlara ekli fotoğrafların da bu durumu doğruladığı, dolayısıyla taşınmazlar üzerinde Yasa’nın aradığı anlamda fiili kullanımın bulunmadığı, kaldı ki hayvan otlatmak ve ot biçmek şeklindeki zilyetliğin, ekonomik amaca uygun zilyetlik olarak da değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla; mahkemece, dosya kapsamındaki tüm bu bilgi ve belgeler göz önünde bulundurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu" gerekçeleriyle, istinaf başvurularının kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle, 150 ada, 74,87,98,156,176,178,180,182 ve 160 ada 16 parseller bakımından feragat nedeniyle, diğer parseller yönünden ise davanın esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ve yanlış kanaat ile oluştuğunu, dosya içeriğinden de anlaşılacağı üzere dava konusu taşınmazların dağlık, engebeli araziler şeklinde olduğunu ve etrafının orman ve çalılık ile kaplı bulunduğunu, yöre sakinlerinin geçim kaynağının kısmen tarım ve çoğunlukla hayvancılık olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesi kararında hayvan otlatmanın, küçükbaş hayvanlar için ot biçilmesinin veya küçükbaş hayvanların yayılması ile etrafının kapatılması suretiyle yazlık serin barındırma mekanı yapmanın ekonomik faydası ve başvurucunun eskiden beri bu tür faaliyetler içerisinde olduğunun dikkate alınmamasının hatalı olduğunu açıklayarak Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Dava, kullanıcı şerhi verilmesini istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık; dava ve temyize konu yerlerin kadastro tespit tarihinde ekonomik amaca uygun olarak fiilen kullanılıp kullanılmadığı noktasında toplanmaktadır.
6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 369/1,370 ve 371 inci maddeleri, 3402 ... Kanun'un Ek-4 üncü maddesi,
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, dava konusu 150 ada 181,150 ada 211 ve 150 ada 219 parsel ... taşınmazların tapuda orman vasfıyla kayıtlı bulunduğunun anlaşılmış olmasına, bu üç parsel dışındaki temyize ve davaya konu taşınmazların dağlık bölgede bulunan, nitelikleri itibariyle herkes tarafından hayvan otlatılabilecek yerlerden olduğunun ve davacının, bu yerlerde hayvan otlatmak dışında, bu taşınmazları sahiplenme iradesini ortaya koyan (duvarla yada çitle çevirmek suretiyle başkalarının kullanımlarını engelleme, düzenli olarak emlak vergisini ödeme vb gibi) özel bir kullanımının bulunmadığının anlaşılmasına ve 6100 ... Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup, davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.