Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlu ... aleyhine alacaklarından dolayı takip başlattıklarını, takip neticesinde borçlunun haczi kabil malvarlığının bulunamadığını, daha sonra yaptıkları araştırmada davalı-borçlu adına kayıtlı olan ... Tapu Sicil müdürlüğünde kayıtlı...Köyü 1001 ada 11 parsel A Blok 2. kat 4 nolu bağımsız bölümdeki hissesinin tamamını 27.05.2016 tarihinde dava dışı ...'a, ...'ın da 11.07.2016 tarihinde davalı ...'e devrettiğini, davalı borçlunun alacaklılarını zarara uğratmak kastıyla taşınmazını diğer davalıya muvazaalı devrettiğini, borcun 10.04.2013 tarihli genel kredi sözleşmesine dayandığını, tarafların akrabalık ilişkisinin dosyadan araştırılmasını talep ettiklerini belirterek, davalı borçlu ...'ın devrettiği dava konusu taşınmazın tamamı üzerinde icra dosya alacaklarının ve ferilerine yetecek miktarda cebri icra yapabilme yetkisinin tanınmasına, bu olmadığı takdirde muvazaa nedeniyle satışın iptaline karar verilerek taşınmazın davalı borçlu ... adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

1.Davalı ...; davaya cevap vermemiştir.

2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmaz üzerinde davalı ...'ın borçları nedeniyle ipotek olduğunu, bu borçlar nedeniyle müvekkilinin oğlu ...in kefil konumunda olduğunu, davalının borçlarını ödeyemeyince taşınmazı ... isimli kişiye devrettiğini, davalı ...'in oğlunun kefalet borcu nedeniyle dava konusu taşınmazı devraldığını ve üzerindeki ipotek borcunu bitirdiğini, devrin bizzat bedeli ödenerek gerçekleştirilmiş bir devir olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ...'in davalı ve borçlu ...'ın kardeşi olduğu, taşınmazın devredildiği ... ile de davalılar arasında akrabalık ilişkisi olduğu, dosyada bulunan haciz tutanaklarında davalı-borçlunun işyerlerinde diğer davalı ...'in ve eşi...'in hazır bulunduğu ve orda çalıştığını beyan ettikleri, bu durumda davalı ...'in diğer davalının ekonomik durumunu bilmediği yönündeki iddiasına itibar edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulü ile davaya konu ...ili, ... İlçesi,...Köyü, 1001 ada, 11 parsel A Blok 2. Kat, 4 nolu taşınmazın 27.05.2016 tarih ve 6300 yevmiye numaralı resmi senet ile ...'a ve 11.07.2016 tarih ve 8072 yevmiye numaralı resmi senet ile davalı ...'e yapılan satış ve devir işlemlerinin iptali ile, ... İcra Müdürlüğünün 2016/4758 esas sayılı takip dosyasındaki alacak ve ferilerinin karşılayacak şekilde davacı tarafı cebri icra yetkisi tanınmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; aciz vesikası yerine geçen haciz tutanağının borçlu davalı ...'a değil dava dışı 3. kişiye ait olduğunu, davaya konu taşınmazın bağışlama hükmünde sayılmasının hukuka aykırı olduğunu, mahkemece gerekçeli kararında ... ile ... arasında akrabalık ilişkisi olduğunun belirtildiğini fakat hısımlık derecesinin belirtilmediğini, dava konusu taşınmazın misli olarak pek aşağı bir değerle satılmadığını, yapılan satışın danışıklı, muvazaalı değil bizzat bedeli ödenerek gerçekleşen bir satış olduğunu, müvekkilinin bahse konu taşınmazı ...'tan aldığını, davalı ...'ın durumunu bilecek durumda olmadığını, müvekkilinin tasarrufu ... ile gerçekleştirmiş olup, ...'ın tasarrufun tarafı olmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ... ile davalı borçlu ...'ın kardeş olup, aralarındaki yakın hısımlık gereği, İİK 280. madde kapsamında “alacaklılara zarar verme kastıyla” tasarrufta bulunduğu kanuni karinesinin kapsamında kaldığı, kararın dosya kapsamı ve hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b,1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri.

1.Tasarrufun iptali davaları İİK'nun 282. maddesi uyarınca borçlu ve borçlu ile hukuki işlemde bulunan kişiler aleyhine açılır. Zorunlu dava arkadaşı durumunda olan kişilerin tümünün davalı olarak gösterilmemesi halinde eksik gösterilen kişi veya kişilere dava dilekçesinin tebliği ile davaya dahil edilmeleri sağlanmalıdır.

Somut olayda, davaya konu edilen taşınmaz, 27.05.2016 tarihinde davalı borçlu ... tarafından dava dışı 3.kişi ...'a, 11.07.2016 tarihinde ise dava dışı 3.kişi ... tarafından davalı 4.kişi ...'e devredilmiştir. Davacı vekili tarafından dava dilekçesinde, borçlu ... ve 4.kişi ... taraf olarak gösterilmiş, ancak borçlu ile işlemde bulunan ... davaya dahil edilmeksizin davanın esasına girilerek kabulüne karar verilmiştir. Bu durumda İlk Derece Mahkemesince, davacıya borçlu ile işlemde bulunan ...'ı davaya dahil etmesi için süre verilmesi ve bu şekilde taraf teşkili sağlandıktan sonra davanın esasına girilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken taraf teşkili sağlanmadan davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.

2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

3. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı ...'e iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.