Mahkûmiyet
Aralarındaki bağlantı nedeniyle Dairemizin 2021/4710 esas ve 2021/6579 Esas sayılı dosyası ile birlikte incelenmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Kozan Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.10.2015 tarihli ve 2015/1775 Esas sayılı iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci ve altıncı fıkraları uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
B. Kozan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.04.2016 tarihli ve 2015/897 Esas, 2016/463 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanığın temyiz isteği özetle, kararın temyizen bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR (İlk derece mahkemesinin kabulüne göre)
Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurduğu gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
Kendisinde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçirilemeyen ve olay tutanağı, ifade tutanakları ve dosya içeriğine göre; sanık ile aynı araçta bulunan ve hakkında ayırma kararı verilen ...'ta ele geçirilen uyuşturucu maddeler ile irtibatı kesin suretle tespit edilemeyen, kullandığını söylediği maddelerin de ele geçmemesi nedeniyle bu nitelikte olup olmadığı tespit edilemeyen, suç tarihinde uyuşturucu veya uyarıcı madde kullandığı teknik yöntemlerle de saptanamayan sanığın soyut beyanı dışında, atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, yeterli ve kesin delil bulunmadığı gözetilmeden, beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı görülmüştür.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kozan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.04.2016 tarihli ve 2015/897 Esas, 2016/463 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, oy birliği ile BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.01.2024 tarihinde karar verildi.