SAYISI: 2020/74 E., 2021/105 K.

Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalının zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın 08.08.2020 tarihinde karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu bu araçta yolcu olarak bulunan davacıların çocuğu ...'ın vefat ettiğini, davalı ... tarafından zararlarının karşılanmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla her bir davacı yönünden 500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 100,00 TL cenaze ve defin giderinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 08.04.2021 tarihli ıslah dilekçesiyle; dava değerini, davacı ... yönünden 118.045,84 TL, davacı ... yönünden 232.754,29 TL ve cenaze ve defin masrafları yönünden 1.300,00 TL olmak üzere toplam 352.100,00 TL'ye yükseltilmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin sorumluluğunun, sigortalının kusuru ve sigorta poliçesi teminat limiti ile sınırlı olduğunu, davacıların desteğinin müterafik kusurunun bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığından alınan 18.01.2021 tarihli rapora göre davalı taraf sürücüsü ...'ın %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, aktüer bilirkişi tarafından düzenlenen 19.03.2021 tarihli raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 118.045,84 TL, davacı ... için 232.754,29 TL destekten yoksun kalma tazminatının ve 500,00 TL cenaze ve defin giderinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte poliçe limitleri ile sınırlı olmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde; hükme esas alınan hesaplamanın hatalı olduğunu, davacıların desteğinin müterafik kusurunun bulunduğunu ve hatır taşıması yönünden indirim uygulanması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu trafik kazasında sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunun tespit edildiği, davacıların talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasına yönelik aktüer bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli ve denetime uygun olduğu; desteğin, davalının trafik sigortacısı olduğu araç sürücüsünün kardeşinin nişanlısı olduğu, davalı taraf sürücüsünün nişan hazırlıkları nedeniyle kuaföre götürmek amacıyla yaptığı taşımanın ahlaki bir ödevin ifası kapsamında olması nedeni ile olayda hatır taşımacılığının bulunmadığı, davalı vekilince davacıların desteğinin emniyet kemerinin takılı olmaması nedeni ile zararın oluşumunda müterafik kusurunun bulunduğu ileri sürülmüş ise de kaza tespit tutanağında desteğin emniyet kemerinin takılı olup olmadığının belirsiz olduğu, bu durumda emniyet kemerinin takılı olmadığının davalı tarafça ispatlanması gerektiği, savcılık aşamasında tanık olarak dinlenilen Aydın Dülek'in, destek ...'ın araç içerisinden sonradan çıkartıldığını beyan ettiğinin anlaşılması karşısında İlk Derece Mahkemesince hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmamış olmasının yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kusuru kabul etmediklerini, hükme esas alınan hesaplamanın hatalı olduğunu, davacıların desteğinin müterafik kusurunun bulunduğunu, Bölge Adliye Mahkemesince nispi harç ve ilam harcına hükmedilmesinin hatalı bulunduğunu belirtmiştir.

davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 08.08.2020 tarihli trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölen yolcunun desteğinden yoksun kalan davacı anne/babanın destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49,50,52 ve 53 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 ve 92 inci maddeleri, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; hükme esas alınan kusur ve hesap raporlarının denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmasına, nispi harç belirlemesinin isabetli olmasına göre ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.