Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, bir adet taşınmazın ortaklığının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiş hüküm hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde davalı ile birlikte malik olduğu dava konusu taşınmazı paylaşılmasının mümkün olmadığını,davalının Suriye uyruklu olduğundan anlaşarak satmak ya da paylaşmak mümkün olmadığından ortaklığın satış suretiyle giderilmesini istemiştir.Davalı adına davaya katılan hazine vekili davanın reddini istemiştir.
Dava konusu edilen ve satışına karar verilen taşınmazın satış bedelinin ne şekilde dağıtılacağının hüküm kısmında gösterilmesi gerekirken gösterilmemesi, satışına karar verilen taşınmazın satış bedeli üzerinden karar tarihine göre %09.9 harç alınacağı yerde %09 harç alınması, davada kendisini temsil ettiren davalı yararına karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre maktu vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken vekalet ücreti verilmemesi doğru olmadığı gibi Suriye uyruklu paydaşa isabet eden satış bedelinin 1062 sayılı Yasa uyarınca çıkartılan “Suriye Uyrukluların Mallarının Tesbiti ve Bu Mallara El Konulması Hakkındaki Yönetmelik” hükümleri uyarınca Hazine adına Merkez Bankası'nda bloke edilmesi gerekirken bu hususun gözardı edilmesi de doğru değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 03/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.