İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacılar kira alacağının tahsili amacıyla tahliye talepli başlattığı icra takibine vaki itiraz üzerine itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur.Mahkemece davanın reddine karar verilmiş karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar vekili dava dilekçesinde: davalının kiracı bulunduğu taşınmazın ödenmeyen 35 aylık kira borcu nedeniyle ... İcra Müdürlüğünün 2012/273 E.sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını,davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın kaldırılması, takibin devamı, kiralanın tahliyesi ve %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.Davalı ise taşınmazda kiracı olmadığını,babasının yanında kaldığını,babasının da miras hukukuna dayalı olarak taşınmazda kaldığını,dava dilekçesinde bahsi geçen kira sözleşmesinin yapıldığı tarihte 18 yaşını doldurmadığını bu nedenle sözleşmenin geçersiz olduğunu belirterek davanın reddine ve %40 icra inkar tazminatı verilmesini savunmuştur.
Takibe dayanak yapılan ve hükme esas alınan10.5.2009 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin davacıların murisi ... ile davalı ... arasında yapıldığı konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.Davalı kiracı sözleşmenin imzalandığı tarihte 18.7.1992 doğumlu olup henüz 18 yaşını doldurmamıştır. TMK.'nun 16. maddesine göre mümeyyiz olan küçükler mahcurlar,kanuni mümessillerinin rızası olmadıkça bizzat kendi tasarruflarıyla borç altına giremezler. Bu nedenle davacı ile sözleşme kurulduğunda 18 yaşını doldurmayan davalı ... arasında yapılan 10.5.2009 tarihli sözleşme geçerli değilse de davalı Enis Dönmez sözleşme kurulduktan yaklaşık 1 ay 28 gün sonra 18.7.2009 tarihinde evlenmiştir.TMK.'nun 11.maddesinde "Erginlik 18 yaşın doldurulmasıyla başlar. Evlenme kişiyi ergin kılar” hükmüne yer verilmiştir.Davalı evlenmekle reşit olmuştur.Bu nedenle işin esasının incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 03/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.