...
KATILAN MAĞDURE: ...
SUÇA SÜRÜKLENEN
ÇOCUK: ...
Mahkumiyet
Suça sürüklenen çocuk(SSÇ) hakkında kurulan hükümde; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.03.2015 tarihli ve 2014/358 Esas, 2015/86 Karar sayılı kararı ile SSÇ hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 10 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
SSÇ müdafiinin temyiz isteminin, eylemin rıza dahilinde geçekleştiğine, eksik inceleme ile karar verildiğine, mahkumiyet kararının usul ve kanuna aykırı oluğuna yönelik olduğu görülmüştür.
SSÇ’nin suç tarihi itibariyle 15-18 yaş grubu içerisinde bulunduğu, 31.07.2000 doğumlu katılan mağdure ile Facebook adlı internet sitesi vasıtasıyla tanıştıkları, sosyal medya üzerinden görüşerek konuştukları, SSÇ’nin katılan mağdureye ikametine gidip birlikte olmayı teklif ettiği, katılan mağdurenin de kabul ettiği, katılan mağdure ile SSÇ’nin ... İlçesi ... köprüsü üzerinde buluştukları daha sonra birlikte SSÇ’nin ikamet ettiği evlerine gittikleri, evde kimsenin olmaması nedeniyle SSÇ’nin katılan mağdureye cinsel ilişkide teklifinde bulunduğu, katılan mağdurenin de kabul ederek vajinal yoldan cinsel ilişkide bulundukları şeklinde olay kabul edilmiştir.
SSÇ'nin aşamalarda alınan beyanlarında katılan mağdure ile cinsel birliktelik yaşadığı tarihi 08.08.2014 olarak söylediği, katılan mağdurenin ise suç tarihini açıkça belirtemediğinden oluşan şüphenin SSÇ lehine değerlendirilerek suç tarihinin 08.08.2014 tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği anlaşılmakla bu suç tarihine göre SSÇ'nin eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden, ayrıca belirlenen suç tarihi ile hastane doğumlu olmayan ve hakkında Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden aldırılan 20.02.2015 tarihli sağlık kurulu rapor birlikte değerlendirilerek katılan mağdurenin olay tarihindeki yaşının tespiti yapılarak SSÇ'nin hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.03.2015 tarihli ve 2014/358 Esas, 2015/86 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321'inci maddesi gereği, Tebliğname’ye farklı gerekçeyle uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.01.2024 tarihinde karar verildi.