Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Kısmen kabul
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Mahkemece; davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 20.000 TL maddi, 20.000 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesi talebinin kısmen kabulü ile 1.912,36 TL maddi ve 3.800 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 24.04.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 24.01.2022 tarih, 2020/10656 Esas,2022/529 Karar sayılı ilamıyla: "davacı lehine belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda az manevi tazminata hükmolunması temyiz eden sıfatına göre bozma sebebi yapılmadığı belirtilerek, davacı hakkında verilen beraat kararının kesinleşme şerhini içerir suretinin davacıya tebliğ edilip edilmediğinin araştırılmaması, davacı hakkında düzenlenen tutuklamaya sevk, sorgu, tutuklama ve tahliyeye ilişkin tüm tutanak, müzekkere ve belgelerin Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde onaylı birer sureti temin edilip dosya içine alınarak, davacının hangi suç ya da suçlardan tutuklandığı belirlenip, tutuklama müzekkeresinin infaz edilip edilmediği, infaz edilmiş olması halinde, infaz tarihleri ceza infaz kurumundan sorularak infaz edilen tutukluluk süresinin tereddüde mahal vermeyecek şekilde tespit edilmesi, aynı konu ve haksız tutuklama nedenine dayalı açılmış dava olup olmadığının ilgili birimlerden sorulup, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden de araştırılarak tespit edilmesi, gözaltına alındığı gün farklı olay ve soruşturma dosyaları nedeniyle de hakkında tutuklama kararı verilip verilmediği, verilmiş olması halinde bahse konu soruşturma dosyalarının sonuçlarının ve davacının tutuklu kaldığı sürenin başka mahkumiyetinden mahsup edilip edilmediğinin araştırılması gerektiğinin gözetilmemesi, gerekçeli karar başlığında, ''Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat'' olan dava türünün ''466 sayılı Yasaya göre Tazminat'' olarak yazılması, yargılamada yer alan Cumhuriyet savcısının isminin ve sicilinin gerekçeli karar başlığında yazılmaması,"07.05.2015" olan dava tarihinin, gerekçeli karar başlığında "28.05.2015" olarak yazılması, kabule göre de; maddi tazminatın, davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan "1.856" TL yerine, hatalı olarak bu miktarın üstünde kalacak şekilde "1.912,36" TL olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı lehine fazla maddi tazminata hükmolunması" kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulması üzerine yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulü ile 1.856 TL maddi ve 3.800 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 24.04.2013 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalı hazineden alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekili ile davalı vekilinin temyiz istemlerinin reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın süresinde açılmadığını, davanın reddi gerektiğini, hükmedilen tazminat miktarının çok yüksek olduğunu, eksik inceleme sonucunda karar verildiğini, davacı lehine fazla vekalet ücreti hükmedildiğine, davacı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen tazminat miktarlarının düşük olduğuna ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
Mahkemece, tazminat talebinin dayanağı olan Van 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/65 Esas – 2015/36 Karar sayılı dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 24.04.2013 – 06.07.2013 tarihleri arasında 73 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraat kararı verildiği, 24.04.2015 tarihinde kararın kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Gerekçeli karar başlığında, ''Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat'' olan dava türünün "Yakalama veya Tutuklama Sonrası KYO veya Beraat Kararı Verilmesi Halinde Tazminat" olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak görülmüştür.
A- Davalı vekilinin temyiz sebepleri yönünden yapılan incelemede;
Karar tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırının 5.810 TL olduğu, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan gözaltı ve tutuklu kalması nedeniyle hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarının toplam 5.712,36 TL olduğu, bu nedenle hükmün davalı açısından kesin olduğu görülmekle;
Davalı vekilinin temyizinin katılma yolu ile yapılmadığı dikkate alınarak, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 21.07.2004 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun’un 2 nci maddesi ile değişik 427 nci ve ek 4 üncü maddelerindeki temyiz sınırı ve hükmolunan tazminat miktarına göre hükmün kesin nitelikte olması nedeniyle davalı vekilinin temyiz isteminin, 1086 sayılı Kanun’un 432 nci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B- Davacı vekilinin temyiz sebepleri yönünden yapılan incelemede;
Dairemizce verilen bozma kararı üzerine yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, davacı vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü tüm temyiz sebeplerinin reddi ile hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.03.2024 tarihinde karar verildi.