HÜKÜM:
Kısmen kabul
Taraflar arasındaki davalı Kurum kararının iptali ve hükümsüzlük davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "FİT" ibareli tescilli markaları bulunduğunu, davalı Şirketin 2015/103061 sayılı, "EAT&FİT YENİ YAŞAM TARZINIZ” ibareli marka başvurusuna anılan markalarına dayalı olarak yaptıkları itirazlarının nihai olarak dava konusu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile reddedildiğini, oysa dava konusu markanın müvekkilinin markası ile ayırt edilmeyecek derecede benzer olduğunu, taraf markaları arasında iltibas tehlikesi bulunduğunu, dava konusu markanın müvekkilinin markalarının bilinirliğinden faydalanmak kastıyla kötü niyetli yapıldığını diğer taraftan dava konusu markanın 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 7/1- ve c maddeleri uyarınca da hükümsüzlüğünün gerektiğini ileri sürerek 01.03.2017 tarih ve 2017-M-1416 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
1.Davalı TÜRK PATENT vekili cevap dilekçesinde; taraf markaları arasında iltibas koşullarının oluşmadığını, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; taraf markaların benzer olmadığını, markaların faaliyet alanları ve müşteri portföylerinin tamamen farklı olduğunu, FİT ibareli markanın aslında tescil edilmeyecek nitelikte olduğunu, FİT ibaresinin evrensel bir terim olduğunu ve ayırt ediciliğinin bulunmadığını belirterek açılan davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları arasında her ne kadar bir kısım mal ve hizmetler bakımından benzerlik olsa da markalar arasında işitsel ve görsel bir benzerlik benzerlik olmadığından 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi uyarınca iltibas koşullarının oluşmadığı, davacının FİT ibareli markalarının tanınmış olduğu ispatlanmadığı gibi marka işaretleri benzer olmadığından davacı markalarının tanınmışlığının sonuca etkili olmadığı, kötü niyet iddiasının da ispatlanmadığı, ayırca 556 sayılı KHK'nın 7/1-a ve c bentleri gereğince tescil engeli de bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin "FİT" ibareli markalarının ayırt ediciliğinin düşük olmadığını, taraf markalarının asli unsurunun aynı ibareden oluştuğunu bu nedenle benzer bulunduklarını, dava konusu markanın müvekkilinin seri markası olarak algılacağını, taraf markalarının tescil kapsamlarının aynı olduğunun tespitine rağmen markaların benzer bulunmadığı yönündeki İlk Derece Mahkemesi kabulünün hatalı bulunduğunu, müvekkilinin FİT ibareli markalarının tanınmış olduğu yönünde mahkeme kararı bulunduğunu, mahkemece iltibas incelemesi yapılırken ortalama tüketici kriterinin dikkate alınmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu "EAT&FIT Yeni yaşam tarzınız" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet 2007/32835, 2013/32392,2013/29479, 2013/29468,2013/60853 sayılı ve "FİT" asıl unsurlu markaları arasında, başvuru kapsamından yer alan 30. ve 35. sınıf mal ve hizmetlerin tamamı ve 43/1. sınıf "yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri" yönünden, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında iltibas bulunduğu, buna karşın sayılan mal ve hizmetler dışında 43. sınıfta yer alan hizmetler bakımından iltibas koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
1.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; markalar arası iltibas riskinin olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile karar verildiğini, usul ve yasaya uyulmadığını, markalar arası iltibas riskinin olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
556 sayılı KHK'nın 7/1-a ve c maddeleri, 8/1-b maddesi, 8/4 maddesi.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.