Davacı Sağlık Bakanlığı vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 16/05/2013 gününde verilen dilekçe ile kurum zararının tazmini istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kabulüne dair verilen 27/05/2016 günlü kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 08/10/2019 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı adına gelen olmadı. Karşı taraftan davacı kurum vekili Avukat... geldi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kâğıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
Dava, kurum zararının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, 02/06/2009 tarihinde ... Devlet Hastanesi tarafından gerçekleştirilen görüntüleme hizmet alımı (MRG) ihalesinin Kamu İhale Kanunu’na aykırı olarak yapıldığını, normal ihale usulüne uygun hareket edilmediğini, doğrudan temin yoluna gidilerek gerekli piyasa fiyat araştırmasının yapılmadığını, piyasa rayiç bedellerinin çok üzerinde ödeme yapıldığını, olay tarihinde başhekim olarak görev yapan davalının bu işlemlere onay vererek sorumlu olduğunu belirterek kurum zararının tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davalının kurum zararına sebep olduğu kabul edilerek alınan bilirkişi raporları doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya kapsamından, özellikle beyan ve dilekçelerden dava konusu olay ile ilgili olarak davalı ile dava dışı kişiler hakkında ceza soruşturmasının yürütüldüğü ve derdest olduğu anlaşılmaktadır.
Olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 53. maddesi (6098 sayılı TBK 74) uyarınca hukuk hakimi, ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değil ise de; hem ilmi, hem de kökleşmiş yargı kararlarında ceza mahkemesince belirlenen maddi olgunun hukuk hakimini bağlayacağı kabul edilmektedir. Şu durumda, dava konusu olayla ilgili ceza soruşturmasının sonuçlanması beklenmeli ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre karar verilmelidir. Mahkemece açıklanan yönler gözetilmeksizin hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına ve davalıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 08/10/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.