SAYISI: 2022/İHK-19107
SAYISI: K-2022/4326
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara davacı vekili ile davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazlarının vekalet ücreti yönünden kısmen kabulüne, davacının itirazlarının kabulüne, esas hakkında yeniden hüküm tesisine ve davanın kabulüne karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının maliki olduğu araç ile dava dışı aracın 02.07.2021 tarihinde trafik kazasına karıştığını, aracın olay tarihinde davalı tarafından Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, aracın kaza sonucu pert olduğunu belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 50.000,00 TL rayiç bedelin olay tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslahla toplam talebini 332.500,00 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının davalının ödeme yapmasını beklemeden dava açmasının hatalı olduğunu, davanın reddi gerektiğini, kısmi dava açmakta davacının hukuki yararının bulunmadığını, ekspertiz ücretinden davalının sorumlu olmadığını, davalının ancak sigortalının kusuru oranında sorumlu olduğunu, avans faizi talebinin yersiz olduğunu, yargılama giderlerinden sayılmayan masrafların talep edilemeyeceğini ve hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirtmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; aracın ağır hasara uğradığı ve pert-total işlemine tabi tutulduğu, aracın olay tarihindeki ikinci el piyasa rayiç bedeli ile hurda bedelinin tespiti için bilirkişi incelemesi yapıldığı, 07.01.2022 tarihli bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne ve 332.500,00 TL tazminatın avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davacı vekili itiraz dilekçesinde; kararın hüküm ile gerekçesinin çeliştiğini, kararın gerekçesinde aracın sovtajının davalıda bırakıldığının anlaşıldığını, bu durumun hatalı olduğunu, davalının sebepsiz zenginleşmesine neden olacağını, sovtajın davacıda bırakılmasına karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; avans faizine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davalı tarafından yapılacak ödemeyi beklemeden dava açılmasının iyiniyetli sayılamayacağını, başvuru şartlarının yerine getirilmediğini, davalının poliçe teminat limitinin aşılmaması gerektiğini ve hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; sovtajın davacıya bırakılmasına yönelik davacının talebi olduğu, davacı lehine nisbi vekalet ücretinin beşte biri oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yer alan tespitlerin yerinde olduğu gerekçesiyle, davalının itirazlarının davacı lehine hükmedilen vekalet ücreti yönünden kısmen kabulüne, davacının itirazının kabulüne, esas hakkında yeniden hüküm tesisine, davanın kabulüne, aracın sovtajının davacıda bırakılmasına, bakiye 332.500,00 TL tazminatın avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; avans faizine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davalı tarafından yapılacak ödemeyi beklemeden dava açılmasının iyiniyetli sayılamayacağını, başvuru şartlarının yerine getirilmediğini, davalının poliçe teminat limitinin aşılmaması gerektiğini, hakemce kusur raporu alınmadan sadece kaza tespit tutanağı ile bağlı kalınmasının hatalı olduğunu, kusur raporu alınması gerektiğini, bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, hatalı ve fahiş miktarda tazminat hesaplandığını ve hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
davacının maliki olduğu ve davalı tarafından Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı aracın 02.07.2021 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu pert olmasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1453 üncü ve 1459 uncu maddeleri, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, avans faizine hükmedilmesinin isabetli olmasına, araçta meydana gelen gerçek zararın hesabının yerinde olmasına göre davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Dosyanın İtiraz Hakem Heyeti'ne iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine,
26.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.