Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının kabulü ile başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıca Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (ZMSS) poliçesi ile sigortalı araçla müvekkilinin sürücüsü olduğu aracın 23.09.2020 tarihinde karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacının yaralandığını belirterek sürekli iş göremezlik tazminatının ve geçici iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; sorumluluklarının poliçe limiti ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru ile sınırlı olduğunu, sunulan raporu kabul etmediklerini, tıbbi mütalaada maluliyetin oluşmadığının tespit edildiğini ve çelişkinin giderilmesi gerektiğini, tazminat hesaplamasının aktüer bilirkişi tarafından yapılması gerektiğini, davacının Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan (SGK) herhangi bir ödeme alıp almadığının araştırılması gerektiğini, davacının da kazanın meydana gelmesinde kusuru varsa araştırılarak tazminattan indirilmesi gerektiğini, temerrüde düşmediklerini, yasal faizden sorumlu olabileceklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulü ile 41.662,33 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

A. İtiraz Yoluna Başvuranlar

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; tıbbi mütalaada maluliyetin oluşmadığının tespit edildiğini ve çelişkinin giderilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "...maluliyet oranının yüzde oluşan yara izi için ve kişinin yaşı nedeniyle verildiği, yara izlerinin maluliyet oluşturabilmesi için yönetmelikte belirlenen %1 lik oranı geçmesi gerektiği ancak davacıda oluşan 2,1 cm skar dokusunun toplam vücut yüzey oranının %1 ini bulmadığı anlaşıldığından davalının itirazının kabulü ile başvurunun usulden reddine" karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalıya iletilen raporun mevzuata uygun olduğunu, aksi düşünülse bile usulden red kararı verilmesinin doğru olmadığını, yeni rapor alınarak yargılamaya devam edilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

davacının sürücüsü olduğu araçla, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacının tazminat talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114 üncü maddesi, 115 inci maddesinin ikinci fıkrası, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49,51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Kanun'un 85,89,90,91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gereklidir. Söz konusu belirlemenin ise, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.

İtiraz Hakem Heyeti tarafından; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak sigorta şirketine Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen sağlık kurulu raporunun mevzuata uygun olmadığı, bu nedenle sigorta kuruluşuna uygun başvuru sağlanmamış olması nedeniyle geçerli başvurunun varlığından söz edilemeyeceği gerekçesiyle başvurunun dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

Dava şartları, davanın esası hakkındaki yargılamanın devamı için gerekli olan şartlar olup, davanın açılabilmesi için değil mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır. Bu nitelikleri gereği de eksiklik bulunması halinde tamamlanabilir olup olmadıklarına göre ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114 ile 115 inci maddelerindeki düzenlemeler kapsamında ele alınmaları gerekir. Davanın esasına girilmesine engel olacak nitelikteki dava şartı eksiğinin giderilmesinin her zaman mümkün olduğu durumlarda, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği eksikliğin giderilmesi için kesin süre verilip sonucuna göre karar verilmelidir.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 inci maddesi ile Zorunlu Mali Sorumluk Sigortasından faydalanmak isteyen hak sahiplerinin dava yoluna gitmeden önce sigortacıya yazılı başvuru yapması gerektiği düzenlenmiş olmakla birlikte, başvurunun yapıldığı; ancak, eksik ya da usule uygun olmayan belge ile başvurulduğu savunmasının olduğu durumlarda usule uygun olmadığı savunulan belgedeki eksikliğin tamamlanabileceği açıktır.

Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının yeniden muayenesi de yapılarak davacının kaza nedeniyle maluliyeti oluşup oluşmadığı ve varsa maluliyet oranının tespiti için Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre Adli Tıp Kurumu ya da üniversitelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıklarından (içerisinde plastik cerrahi uzmanı da bulunan heyetten) rapor alınıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle, dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.

Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

26.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.