Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada bozma üzerine yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

Davacı vekili, kayden maliki olduğu 7048 ada 8 parsel sayılı taşınmazı davalı şirketin bina ve duvarlar yapmak ve kullanmak suretiyle müdahale ettiğini ileri sürerek elatmanın önlenmesine, muhdesatların kal'ine ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 47.400,00 TL ecrimisilin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu binaların bulunduğu arsaya dava dışı T. İş Bankası A.Ş. ile 1/2'şer oranda paydaş olduklarını ve davaya adı geçen paydaşın da dahil edilmesi gerektiğini, mülkiyet hakkına dayanarak 1996-1998 yılları arasında fabrika inşa ettiğini ve o zamanki sınırlara uyduğunu, müdahale var ise imar planı değişikliği sonucunda oluştuğunu belirtip, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile müdahalenin men’ine, binanın kal’ine, 7.727,23 TL ecrimisilin tahsiline karar verilmesi üzerine; hüküm, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.

1. Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hemen belirtilmelidir ki; iddianın içeriği ve ileri sürülüş biçiminden ecrimisil talebinin konusunun para olduğu açıktır. Bu tür davalarda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 120. maddesi ve 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 16. maddesi uyarınca dava değerinin ecrimisil değerinin toplamından (04.03.1953 tarihli ve 10/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı) ibaret olacağı ve belirlenen bu değer üzerinden 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 26,27,28,30 ve 32 maddelerinde öngörüldüğü şekilde işlemlerin yerine getirilerek gerekli olan harcın alınacağı tartışmasızdır.
Somut olayda, davacı vekili dava dilekçesinde 47.400,00 TL ecrimisilin tahsilini talep etmiş, bu bedel üzerinden harç yatırmıştır. Elatma ve yıkım yönünden noksan olan harcın yargılama aşamasında tamamlandığı görülmüştür. Mahkemece ecrimisil talebi yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinin birinci fıkrasında“ Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin İkinci Kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.” düzenlemesi yer almaktadır. Bu düzenleme uyarınca davalı yararına 4.713,99 TL vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken 1.800,00 TL maktu vekalet ücretine karar verilmesi doğru değildir.
Ne var ki, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden bozma sebebi yapılmamış, hükmün aşağıda belirtilen kısmının HUMK'un 438/7 (HMK 370) maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.

Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün 5. bendinde yer alan ‘‘1800’’ ifadesinin çıkarılarak yerine ‘‘ 4.713,99 ’’ ifadesinin yazılmasına,Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HMK'nin 304. maddesi 1086 sayılı HUMK'un 438/7. fıkrası gereğince düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine ve 54,40 TL onama harcının peşin harçtan mahsubu ile artan 1.449,80 TL’nin istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 04.03.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.