Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm re'sen temyize tabi olup, nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Hükümlünün son oturumda hazır bulunmasına rağmen, kısa kararda yasa yolunun açıklanması sırasında maddi hata sonucu hükmün sanığın hem yüzüne karşı hem de yokluğunda verildiğinin belirtilmesi; yerinde düzeltilmesi olanaklı kabul edilmiştir.
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine,
Ancak;

1- Oluş ve dosya kapsamına göre, olay günü hükümlünün suç arkadaşları ... ile ...'nün mağduru da araçlarına alarak ...'den ...'a doğru yola çıktıkları, yolda mağdurla para karşılığı cinsel ilişkiye girdikleri,...'a vardıklarında ...'in mağdur ile ...'nün yanından aracını tamir ettirmek bahanesiyle ayrıldığı, sonrasında hükümlü ... ve arkadaşı ...ile buluştukları ve mağdurun altınlarını almak için plan yaptıkları, yapılan plan doğrultusunda ...'in tekrar mağdur ve ...'nün yanına dönerek ...'e dönmek amacıyla araca bindikleri, bir süre gittikten sonra aracın arıza yaptığını söyleyerek aracı durdurduğu, bu sırada hükümlü ... ve ...'in saklandıkları yerden ellerinde tabancayla çıkarak plan gereği tabancayı ...'in başına dayadıkları ve araca binerek aracı ... istikametine geri döndürdükleri, aracın içerisinde mağdurun 4 adet kulplu çeyrek altınını ve iki adet yüzüğünü zorla aldıkları ve ...yakınlarında araçtan inerek uzaklaştıkları olayda; hükümlünün eylemi nedeniyle yapılan uyarlama yargılamasında lehe yasa değerlendirmesinde 765 sayılı TCK’nin 499. maddesinin 1.fıkrasının son cümlesi, 522,59/2. maddeleri karşısında 5237 sayılı TCK'nin 149/1-a-c-h, 62 ve 109/2-3-a-b maddeleri ile ayrı ayrı uygulama yapılıp, her iki Yasaya göre hükümlü lehine olan sonuç cezanın denetime olanak sağlayacak şekilde belirlenerek hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde uygulama yapılması,
Kabule göre de,

2-Somut olayda hükümlü ve suç arkadaşlarının mağdurun da içinde bulunduğu aracın seyir halinde olduğu yol üzerinde geçişini engelleyecek şekilde önceden engeller koyarak ve tertibat alarak yolunu kesmek biçiminde bir hareketinin bulunmadığı ve bu bağlamda “Yol kesmek” den söz edilemeyeceği gözetilmeden, 5237 sayılı TCK'nin 149/1. maddesinin uygulama koşulları oluşmayan (d) bendi ile de hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, re'sen temyize tabi hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, infaz aşamasında hükümlü lehine uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 04.03.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.