HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan usul hükümleri gereği temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, sanıklara yapılan teligatların usulüne uygun olmadığı anlaşıldığından, temyiz isteklerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Adana Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.12.2015 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır.

2. Adana 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.06.2016 tarihli kararı ile sanıklar hakkında her biri için ayrı ayrı olmak üzere, başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunlarına karar verilmiştir.

1. Sanık ...'nun temyiz isteği, suçu işlemediğine, cezalandırılması için yeterli delil bulunmadığına, gerekçesiz olarak alt sınırdan uzaklaşılarak mahkumiyet kararı verildiğine ve hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

2. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği, mahkumiyet kararı veren hakimin tarafsız ve bağımsız olarak karar vermediğine, eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulduğuna ilişkindir.

1. Dava konusu olay, katılana ait ... tarafından verilme 5218***0332 nolu kredi kartı ile Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş'nin 3D Türk Lirası (TL) yükleme sistemi üzerinden sanık ... adına kayıtlı 0507 *** ** ** nolu telefon hattına 2 kez 180,00'er TL ve sanık ... adına kayıtlı 0507 *** ** ** nolu telefon hattına 180,00 TL yükleme yapılmak suretiyle harcama yaptıkları, bu suretle, sanıkların başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunu işledikleri iddiasına ilişkindir.

2. Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden yapılan incelemede, sanık ...'ın adına kayıtlı olan 0507 *** ** ** nolu telefon numarasının bilgisi dışında Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş adına taşıma işlemi yapılması nedeniyle suç duyurusunda bulunması üzerine, Kızıltepe 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/459 Esas, 2020/11 Karar sayılı dava dosyasında yapılan yargılama sonucu, numara taşıma sözleşmesindeki imzanın dosyamız sanığı ...'a ait olmadığı tespitiyle, işlemi gerçekleştiren bayi sahibi olan Hasan Ceylan isimli kişinin 5809 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kesin olarak adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

Oluşa ve tüm dava dosyası kapsamına göre, sanıkların aşamalardaki savunmalarında üzerlerine atılı suçu işlemediklerini, suça konu telefon numaralarını kullanmadıklarını beyan ettiklerinin, yapılan yargılama ile sanıklar adına kayıtlı telefon numaralarına Turkcell 3D sistemi ile TL yüklemesinin yapıldığı IP numarasının ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen ... adına kayıtlı 0505 *** 4398 numaralı hattın kullanımında olduğunun ve sanık ...'ın adına kayıtlı telefon numarasının suç tarihinden önce, bilgisi ve rızası dışında Avea adlı şirketten numara taşıma yöntemiyle Turkcell adlı şirkete taşınması nedeniyle yaptığı suç duyurusu neticesinde Kızıltepe 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/459 Esas, 2020/11 Karar sayılı dava dosyasında Hasan Ceylan isimli kişinin 5809 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kesin olarak adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmaksızın ortaya çıkartılması bakımından; sanıklar adına kayıtlı 0507 *** 4883 ve 0507 ***7056 nolu GSM hatları ile, TL yüklemesi yapılırken kullanılan IP numarasının bağlı olduğu belirlenen 0505 ***43 98 nolu GSM hattının suç tarihi olan 29.09.2014 tarihinde hangi IMEI numaralı telefonlarda kullanıldığının araştırılması, suç tarihi olan 29.09.2014 tarihinden 3 ay öncesi ve sonrasını kapsar şekilde arayan-aranan numara-mesaj bilgileri ve sinyal aldığı baz istasyonlarını gösterir iletişim tespit dökümlerinin Bilgi Teknolojileri Kurumundan istenilerek fiili kullanıcılarının belirlenmesi ve Kızıltepe 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/459 Esas, 2020/11 Karar sayılı dava dosyasının getirtilerek, inceleme konusu dava dosyasını ilgilendiren belgelerin onaylı birer örneğinin dosya arasına konulması suretiyle tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre sanığın
hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden, eksik araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.06.2016 tarihli ve 2016/79 Esas, 2016/523 Karar sayılı kararına yönelik sanık ... müdafii ve sanık ...'nun temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.01.2024 tarihinde karar verildi.