SUÇLAR: Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan usûl hükümleri gereği temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, sanıklara yapılan teligatların usulüne uygun olmadığı anlaşıldığından, temyiz isteklerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.02.2015 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır.

2. Ankara 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.06.2016 tarihli kararı ile sanıklar hakkında her biri için ayrı ayrı olmak üzere, başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan 3 yıl 9 ay hapis ve 240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunlarına karar verilmiştir.

1. Sanık ...'ın temyiz isteği, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

2. Sanık ...'ın temyiz isteği, suç kastının bulunmadığına, pişman olduğuna, mağdurun zararını karşıladığına ve hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

Dava konusu olay, karı koca olan sanıkların olay günü mağdur ...'ye ait olan kredi kartını buldukları ve bu kredi kartı ile birden çok kez alışveriş yapmak suretiyle toplamda 136,50 TL harcama yaptıkları, bu suretle, sanıkların başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunu işledikleri iddiasına ilişkindir.

Oluşa ve tüm dava dosyası kapsamına göre, mağdur ...'ye ait kredi kartı her ne kadar fiilen sanık ... tarafından kullanılmış olsa da, karı koca olan sanıkların suça konu kredi kartını olay günü birlikte buldukları ve kredi kartıyla alışverişleri de birlikte yaptıkları gözetildiğinde, sanıkların her ikisinin fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettikleri ve soruşturma aşamasından itibaren sanıkların pişman olduklarını söylemelerine rağmen yaklaşık 2 yıl süren yargılama sürecinde zararı gidermedikleri anlaşıldığından tebliğnamedeki sanık ... hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ve sanık ... hakkında suçtan hasıl olan zararı giderme imkanı tanınıp etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğine yönelik bozma isteyen düşüncelere iştirak edilmemiştir.
Olayın intikal şekli ve zamanı, banka cevabi yazıları, sanıkların eylemlerini ikrar içeren savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanıklar ... ve ...'ın temyiz talepleri yerinde görülmemekle kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/115 Esas 09.06.2016 tarihli kararında sanıklar tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıkların temyiz taleplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.01.2024 tarihinde karar verildi.