HÜKÜMLER: 1.Sanık ... hakkında beraat

2.Sanık ... hakkında mahkûmiyet, kaçak eşyanın ve nakil aracının müsaderesi

Sanıklar hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Adana 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.04.2016 tarihli ve 2016/286 Esas,2016/502 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan neticeten erteli 10 ... hapis ve 5.000,00 adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık ... hakkında ise 5271 sayılı Kanun'un 223 ncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereği
beraatine, suça konu kaçak sigaraların ve nakil aracının müsaderesine karar verilmiştir.

Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteminin, sanık ... hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi gerekirken beraat kararı verilmesine, sanık ... hakkındaki hapis cezasının ertelenmesi koşullarının bulunmadığına, katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ve re'sen de gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

1. Olay tarihinde kolluk güçlerince yapılan kontrollerde sanık ...'e ait ve sanığın kullanımında olan diğer sanık ...'ın ise yolcu olarak bulunduğu, 27 P ... plaka sayılı açık kasa kamyonet durdurulduğunda, arka demir kasa kısmının boş olduğu, kasa içerisinde sac kaplama olduğu, alt tarafına ... 20 cm yüksekliğinde bir bölme olduğu ve bu bölmelerin vidalarla sac kapakla kapatılmış olduğunun ve araçta zula olduğunun görülmesi üzerine, adli arama kararı alınmış, sanık ...'le yapılan mülakatta sanığın bölmede kaçak sigaralar olduğunu beyan ederek tornavida ile kasanın ön tarafına vidalarla tutturulmuş demir kapağı açması üzerine oluşturulan gizli bölmeden 820 karton kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.

2. Sanık ... savunmasında, sigaraları tek başına aldığını, aracın kendisine ait olduğunu, gizli bölmeyi kendisinin yaptırdığını, köy yollarından geldiğini, sigaraları Adana'da satacağını, diğer sanık ...'in kayınpederi olduğunu, sanık ...'in köy yollarını bildiği için kendisine yardımcı olduğunu, araçta kaçak sigara olduğunu bildiğini, o yüzden tenha yolları gösterdiğini, durdurulduğunda araçta sigara olduğunu söylediğini ve gizli bölmeyi de gösterdiğini beyan etmiştir.

3. Sanık ... savunmasında, olay günü diğer sanık ...'in yanına gelerek Adana iline gezmek için gideceğini söyleyerek, kendisine birlikte gitmeyi teklif ettiğini, Adana iline gittiklerinde ismini hatırlayamadığı bir mahalleden geçerken polislerin durdurduğunu, polisler durdurduğu anda eniştesi olan diğer sanığın kendisine araçta sigara olduğunu söylediğini, sigaraları ilk defa gördüğünü, çünkü sigaraların aracın bagajında zula şeklinde olduğunu, sigaraların ...'e ait olduğunu beyan etmiştir.

4. Makine mühendisi bilirkişi raporuna göre, aracın orijinal tabanının sac profillerle yükseltilerek ikinci bir taban yapıldığı, iki sac arasında 2 metre genişliğinde, 3 metre uzunluğunda 20 cm yüksekliğinde bir boşluk oluşturulduğu, bu bölmenin farkedilmemesi için ... kabinine sactan bir kapak yapıldığı, aracın kasko değerinin ise 10.369,00 TL olduğu tespit edilmiştir.

5. Dosyada bulunan kaçak eşyaya mahsus tespit varakasına (...) göre suça konu eşyaların CİF değerinin 12.300,00 TL olduğu, 15.04.2016 tarihli bilirkişi raporuna göre ise CİF değerlerinin 6.560,00 TL olduğu belirlenmiştir.

A.Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmü Yönünden

Olay tutanağı, sanık savunması ve tüm dosya kapsamına göre sanığın kaçak sigaraları ticari maksatla bulundurduğuna ilişkin mahkûmiyetine yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde

edilemediği de gözetilerek sanık hakkında beraat kararı verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Ancak, üzerine atılı kaçakçılık suçundan beraat kararı verilen sanık hakkında karar kesinleştiğinde "suçu bildirmeme" suçundan suç duyurusunda bulunmasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş, söz konusu hukuka aykırılığın Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

B.Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden

Olay ve olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen olay tutanağı, sanığın savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanığın suça konu kaçak sigaraları ticari amaçla bulundurduklarının kabulü ile mahkumiyet hükmü kurulmasında, bir isabetsizlik görülmemiştir.

1.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü ” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar ... Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada; soruşturma aşamasında ihtarat yapılmamış ise 1/2, ihtarat yapılmış ise 1/3 oranında indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı dikkate alınarak, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,

2. 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birine iştirak etmiş olan kişi; resmî makamlar tarafından haber alınmadan önce, fiili, diğer failleri ve kaçak eşyanın saklandığı yerleri merciine haber verirse, verilen bilginin, faillerin yakalanmasını veya kaçak eşyanın ele geçirilmesini sağlaması halinde cezalandırılmaz. Haber alındıktan sonra fiilin bütünüyle ortaya çıkmasına hizmet ve yardım eden kişiye verilecek ceza üçte iki oranında indirilir." şeklindeki düzenleme karşısında, anılan Kanun maddesinin uygulanabilmesi için iştirak halinde işlenen bir kaçakçılık suçunun varlığının gerektiği cihetle mahkemece sanık ... hakkında beraat kararı verilmesine rağmen sanık ... hakkında 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının uygulanması,

3. Dosyada bulunan 16.03.2016 tarihli kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında suça konu eşyanın CİF değerinin 12.300,00 TL, gümrüklenmiş değerinin 68.030,02 TL olarak belirlenirken, 15.04.2016 tarihli bilirkişi raporunda CİF değerin 6.560,00 TL olarak belirlenmesi karşısında dosyadaki CİF değerler arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

4. Suçtan zarar gören ve davaya katılan ... İdaresi lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.

A.Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmü Yönünden

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Adana 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.04.2016 tarihli ve 2016/286 Esas, 2016/502 Karar sayılı kararına yönelik katılan kurum vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün 1 numaralı fıkrasının (b) bendinin hükümden çıkartılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

B.Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Adana 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.04.2016 tarihli ve 2016/286 Esas, 2016/502 Karar sayılı kararına yönelik katılan kurum vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.01.2024 tarihinde karar verildi.