Görevsizlik, idari yaptırım yönünden değerlendirme yapılmak üzere gönderilmesine mahalli mülki amirliğe gönderilmesine

Mahkemece sanık hakkında kaçakçılık suçundan açılan kamu davasının yargılaması neticesinde eylemin suç değil kabahat teşkil ettiği gerekçesiyle dosyanın görevsizlik kararı ile mülki amirliğe gönderilmesine karar verilmiş olup, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin onuncu fıkrasında ''Adlî yargı dışındaki bir yargı merciine yönelik görevsizlik kararı kanun yolu bakımından hüküm sayılır.'' düzenlemesine yer verildiği, mahkemece verilen görevsizlik kararı, suçla ilgili olarak yapılan yargılama neticesinde verilen görevsizlik kararı olup, kesinleşmesi ile dosyanın gönderildiği mülki amirlik tarafından verilecek idari yaptırım kararının idari yargının incelemesine tabi olacağı cihetle; 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin onuncu fıkrasının somut uyuşmazlığa kıyasen uygulanması gerektiği anlaşılmış olup, hüküm mahiyetinde olduğu anlaşılan görevsizlik kararının temyiz yasa yoluna tabi olduğu belirlenmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu,

1.Şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin temyizi yönünden, sanığın eyleminin suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanuna (4733 sayılı Kanun) muhalefet suçu kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de Tarım ve Orman Bakanlığı olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresi vekilinin hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır.

2.Suçtan zarar gören Tarım ve Orman Bakanlığının davadan haberdar edilmeksizin ve yokluğunda yargılama yapılarak hüküm kurulması nedeniyle, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olan ve 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği hükmü temyize hakkı bulunan Tarım ve Orman Bakanlığının karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 57 .Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.07.2015 tarihli ve 2013/1285 Esas, 2015/311 Karar sayılı kararı ile sanığın eyleminin idari yaptırımı gerektiren kabahati oluşturduğu gerekçesiyle idari yaptırım uygulamaya ve bu fiilin konusunu oluşturan eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar vermeye mahalli mülki amir yetkili olduğu gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 3,4 ve 5 nci maddeleri uyarınca mahkemenin görevsizliğine, karar kesinleştiğinde dava dosyasının idari yaptırım yönünden değerlendirilmek üzere yetkili mahalli mülki amirlik olan Bayrampaşa Kaymakamlığına gönderilmesine karar verilmiştir.

Suçtan zarar gören Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin temyiz isteği, davaya katılma hakkı bulunan kurumun yokluğunda karar verilmesi, sanığın cezalandırılmasının gerekmesi ve re'sen de gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

1. Sanığa ait çay ocağında çocuklara sigara satıldığına dair ihbar üzerine, sanığın işlettiği ......, Çayevi isimli işyerinde yapılan aramada çay ocağı arkasında rafta gözle görünür vaziyette ağzı açık kutu içerisinde tütünle doldurulmuş 200 adet tek dal sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.

2. Sanık savunmasında, suça konu sigaraların kaçak olmadığını ve herhangi bir markası bulunmadığını, piyasadan tütün ve boş filtre alıp bu sigaraları sararak içtiğini, aynı zamanda naylon paketler içerisinde 20'şer adet olarak isteyene sattığını, bu sigaralarda kullandığı tütünü .........,'da bir dükkandan satın aldığını, piyasada Adıyaman tütünü olarak satılan yerli tütün olduğunu beyan etmiştir.

3.Tütün eksperi bilirkişi tarafından hazırlanan 08.07.2015 tarihli raporuna göre makaronların markasız olduğu, sarmalık kıyılmış tütünle doldurulmuş vaziyette toplam 200 adet sigara olduğu, makaronlar içerisindeki tütünlerin yurt içinde ... ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinde üretilmiş yerli tütünler olduğu tespit edilmiştir.

4.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dosya içerisindedir.

A.Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekilinin Temyizi Yönünden
Sanığın eyleminin suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla 4733 sayılı Kanuna muhalefet suçu kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de Tarım ve Orman Bakanlığı olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresi vekilinin hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır.

B.Suçtan Zarar Gören Tarım ve Orman Bakanlığı Vekilinin Temyizi Yönünden
Tütün eksperi bilirkişi raporunda dava konusu makaron içindeki kıyılmış tütünlerin yerli menşeili olduğu, makaronların üzerinde ise herhangi bir marka, yazı olmadığının belirtildiği, suç tarihinde yürürlükte olan mevzuata göre bu durumda eylemin kaçakçılık suçuna vücut vermeyeceği, eylemin 4733 sayılı Kanun'un 8 nci maddesinin beşinci fıkrasının (o) bendi gereğince idari yaptırımı gerektiren kabahati oluşturacağı cihetle; kovuşturma safhasında, kovuşturma konusu fiilin suç oluşturmayıp kabahat oluşturduğunun anlaşılması halinde öncelikle beraat kararı verilerek idari yaptırım kararı verilmesi için dosyanın ilgili kamu kurum ya da kuruluşuna gönderilmesi yerine davayı gören mahkemece idari yaptırım kararı verilmesi gerektiği,

Bu bilgiler ışığında sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, sanığın eyleminin suç tarihi itibarıyla Kanunda suç olarak tanımlanmadığı, yerli menşeili kıyılmış tütün ile doldurulmuş makaronun ticari amaçla satılması fiilini oluşturduğu, bu fiilin 4733 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin beşinci fıkrasının (ı) ve (o) bentlerinde idari yaptırıma bağlandığı kabul edilip, sanığın atılı suçtan beraatine ve eylemin kabahat oluşturduğu gerekçesiyle 4733 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği idari para cezasına hükmedilmesi ve dava konusu eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi, hukuka aykırı ise de, suç tarihi olan 27.06.2013 tarihi itibarıyla temyiz inceleme gününde, suç tarihinde yürürlükte bulunan 5326 sayılı Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinde öngörülen 3 yıllık soruşturma zamanaşımı süresinin tamamlanmış bulunduğu anlaşılmıştır.

A.Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekilinin Temyizi Yönünden

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B.Suçtan Zarar Gören Tarım ve Orman Bakanlığının Temyizi Yönünden

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle suçtan zarar gören Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin
birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5236 sayılı Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi gereğince kabahatli hakkında İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, suça konu doldurulmuş makaronların Kabahatler Kanunu’nun 18 inci maddesi delaletiyle 4733 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası gereği MÜLKİYETİNİN KAMUYA GEÇİRİLMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.01.2024 tarihinde karar verildi.