Davanın kabulüne
Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği ... ili Manavgat ilçesi Hatipler Mahallesinde bulunan yaklaşık 2.200 m² yüzölçümündeki taşınmazın kadastro tespiti sırasında taşlık-çalılık iken imar ihya edilerek tarım arazisi haline getirildiğini, ekli krokide A ile işaretli yerin müvekkilinin dedesi tarafından doğum hediyesi olarak verildiğini, B ile işaretli yerin zilyetliğini 2001 yılında Hasan Aksoy'dan devralarak kullanmaya başladığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğunu iddia ederek, belirtilen yerin müvekkili adına tescilini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince ilk olarak davanın kısmen kabulü ile, teknik bilirkişiler T.Ç ve S.Ç'nin 18.05.2015 tarihli raporu ve eki krokisinde A harfi ile gösterilen 1.486,94 m2'lik yerin aynı köy son parsel numarası verilerek tarla vasfında davacı adına, B harfi ile gösterilen 577,19 m2'lik yerin aynı köy son parsel numarası verilerek orman vasfında Hazine adına tapuya tesciline dair verilen karar, davacı ve davalı Hazine vekilleri tarafından temyiz edilmiş ve Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 3.12.2018 tarihli ve 2018/4634 Esas, 2018/7833 Karar ... kararı ile öncelikle ... davaya dahil edilerek husumetin yaygınlaştırılması, sonrasında yöntemince ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması, imar çalışması ve varsa 22/2-a madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumunun belirlenmesi, bunun sonucunda orman sınırları dışında ise en eski hava fotoğrafı ve memleket haritaları uygulanarak çekişmeli taşınmazın 3116,4785 ve 5658 ... Kanunlar karşısındaki durumunun saptanması ve dava konusu taşınmazın orman sayılmayan ve zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde yöntemince zilyetlik araştırması yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gereğine değinilerek bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak devam eden yargılama neticesinde davanın kabulü ile dava konusu ... ili Manavgat ilçesi Hatipler Mahallesi Dikmen mevkiinde 14.09.2020 tarihli fen bilirkişi raporu ekli krokide A harfi ile gösterilen 1.486,94 m²'lik alan ile B harfi ile gösterilen 577,19 m²'lik alanın tapu kayıtlarının iptali ile aynı ada son parsel numarası verilmek sureti ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş olup; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 22.09.1968 tarihinde ilan edilip kesinleşen seri bazda orman kadastrosu ve 01.09.1994 tarihinde ilan edilip kesinleşen 2/B uygulaması vardır. Genel arazi kadastrosu işlemi 28.06.1967 tarihinde yapılmış ve kesinleşmiştir.
Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; İlk Derece Mahkemesince yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki; öncelikle dava konusu taşınmazın komşu parsellerine ilişkin tespit tutanakları ve dayanakları getirtilerek, dava konusu taşınmazı ne okuduğu üzerinde durulmamış, yapılan keşfe jeodezi uzmanı bilirkişi götürülmemiş ve eski belgeler üzerindeki kullanım ve imar ihya durumları orman bilirkişisine incelettirilmiştir. Ayrıca bozma öncesi alınan orman raporunda dava konusu taşınmazın orman sınırları içerisinde olduğu ve 2/b ile orman sınırları dışına çıkarıldığı, krokide B ile gösterilen yerin eğiminin %20 olduğu, B nin çok dik yamaç arazisi olduğu, 1992 hava fotoğrafında dava konusu taşınmazın seyrek dağılımda çalılık olduğunun belirtildiği; bozma sonrası alınan orman raporunda, dava konusu taşınmazın tahdit dışında en yakın tahdit hattına 47 metre mesafede olduğu, B nin eğiminin %10 olduğu, 1981 hava fotoğrafında dava konusu taşınmazın açıklık, kullanımlı taşınmazlarla bütünlük oluşturduğu, imar ihyanın tamamlanmış olduğunun belirtildiği yani bozma öncesi yapılan keşif sonrası alınan orman raporu ile bozma sonrası alınan rapor arasında farklılıklar bulunduğu halde, bunların sebebi ortaya konulmamış ve çelişkiler giderilmemiştir. Ayrıca dava konusu taşınmaz seri bazda yapılan orman kadastrosunda orman sınırları dışında bırakılmış olsa bile, aynı raporda seriye bitişik olmadığı belirtildiğinden, dava konusu taşınmazın en eski belgeler üzerinde yapılan inceleme sonucu, Orman Kanunları karşısındaki durumunun saptanması gerekecektir. Öte yandan; parsel sorgu uygulaması üzerinden yapılan incelemede dava konusu taşınmazın bulunduğu civarda yeni parseller oluştuğu anlaşılmıştır.
O halde Mahkemece öncelikle dava konusu taşınmaza ilişkin kadastro tutanağı düzenlenip düzenlenmediği araştırılarak, düzenlenmiş ise kadastro tutanağının ve çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede yapıldığı anlaşılan orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği, yöreye ait eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı ile varsa amenajman planı ve yeni oluşan ve ilk tapulamada oluşan komşu parsellere ait kadastro tutanakları (özellikle bitişik 125 parsel ... taşınmaz), tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri ile şayet varsa 3402 ... Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca yapılan yenileme kadastrosuna dair paftalar varsa imar paftası ilgili yerlerden dosyaya getirtilerek; yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi bilirkişi, bir ziraat mühendisi bilirkişi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte orman sınır noktaları tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, orman kadastrosu ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastro haritasına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde ve aynı ya da yakın orman sınır hatlarında dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilmeli; tutanaklardaki anlatımlar değerlendirilmeli; tutanaklarla tahdit haritası arasında çelişki bulunup bulunmadığı belirlenmeli; çelişki bulunmakta ise çekişmeli parsel yönünden tahdit tutanakları ile haritalar arasındaki çelişki tahdit tutanaklarına değer verilmek suretiyle giderilecek şekilde müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak, açıklamalı, krokili rapor alınmalı; daha sonra keşifte getirtilen belgeler çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116,4785 ve 5658 ... Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri ile uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak)denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmaz, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazın niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarını belirgin olarak görünüp görünmediği belirlenmeli, taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazın imar-ihyaya konu olup olmadığını, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını ve dava konusu taşınmazın 6831 ... Orman Kanunu'nun 17/2 nci maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalıdır.
Dava konusu taşınmazın orman sayılmayan ve zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde, dava konusu taşınmazda kısmen veya tamamen imar ihyanın ne zaman tamamlandığı ve kazanımı sağlayacak zilyetlik şartlarının sağlanıp sağlanmadığı, önceki raporlardaki incelemeler de dikkate alınarak ve ortaya çıkacak çelişkiler giderilerek belirlenmelidir. Bu cümleden olarak; keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmalı; dava konusu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; ziraat bilirkişisinden taşınmazın evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki alınmalı, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli 3402 ... Kanun'un 14 üncü maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tesbit ya da tescil edilip edilmediği Tapu Müdürlüğü ve ilgili Kadastro Müdürlüğü ile Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulup, aynı Kanun'un 03.07.2005 tarihli ve 5403 ... Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2 nci maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanun'un getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
Yukarıda açıklanan sebeplerle davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 11.01.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.