...

MAĞDURE: ...
SUÇA SÜRÜKLENEN

ÇOCUK: ...

Mahkûmiyet

Suça sürüklenen çocuk (SSÇ) hakkında kurulan hükümde; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.10.2015 tarihli ve 2015/83 Esas, 2015/380 Karar sayılı kararı ile SSÇ hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı
Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ile 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

SSÇ Müdafiinin Temyiz İstemi

Eksik inceleme ile karar verildiğine, suçun kast unsurunun bulunmadığına, bedensel temas olmadığına, SSÇ'nin suçu işlediğine dair delil bulunmadığına, beraatine karar verilmesi gerektiğine yönelik olduğu anlaşılmıştır.

SSÇ’nin suç tarihinde okul çıkışında mağdureyi gördüğü, mağdurenin yürüyerek evine doğru gittiği sırada SSÇ'nin mağdureyi takip ettiği, bir süre sonra SSÇ'nin kendisini takip ettiğini farkeden mağdurenin ailesi ile birlikte yaşadığı apartmanın önünde durduğu, SSÇ'nin gitmesini beklediği, SSÇ'nin ise gidiyormuş gibi yaparak mağdurenin yanından geçtiği, SSÇ'nin uzaklaştığını düşünerek apartmanın alt kapı anahtarını çıkaran mağdurenin kilidi açtığı ve apartmandan içeri girdiği, giriş kapısının yavaş kapanması nedeniyle SSÇ'nin apartman kapısı kapanmadan kapıyı eliyle ittirerek apartmandan içeri girdiği, mağdurenin SSÇ'nin içeri girdiğini farketmesiyle korktuğu ve basamakların yan tarafına doğru sindiği, mağdurenin omzuna vurarak birşey sorabilir miyim diye sorduğu, kendisine yaklaştığı, mağdureyi öpmek için üzerine hamle yaptığı, ancak mağdurenin kendisini geri çekip buna izin vermediği, daha sonra SSÇ'nin elini mağdurenin eteğinin altına sokarak kalçalarını okşamaya başladığı, mağdurenin ağlamaya başladığı, korkudan sesini çıkarıp bağıramadığı, bu sırada dışarıdan birinin geldiğini farkeden SSÇ'nin mağdureyi bırakarak koşarak dışarı çıktığı şeklinde olay kabul edilmiştir.

Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin SSÇ tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdani kanıya ulaşıldığı anlaşıldığından, SSÇ hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.

Gerekçe bölümünden açıklanan nedenlerle Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.10.2015 tarihli ve 2015/83 Esas, 2015/380 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
...