CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince beraat

Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılan tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
A) Sanık müdafinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanık müdafinin yüzüne karşı 01.03.2016 tarihinde verilen hükmü, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 310/1. maddesinde öngörülen yasal bir haftalık süre geçtikten sonra 17.03.2016 tarihinde temyiz ettiğinin anlaşılması karşısında; aynı Kanun'un 317. maddesi gereğince temyiz isteminin isteme uygun olarak REDDİNE,
B) Katılanın temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.05.2013 tarihli, 2013/11-87-245 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, vekalet ücreti kişisel hakka ilişkin olup, kişisel hakka ilişkin kanuna aykırılıkların Yargıtay tarafından bozma konusu yapılabilmesi için, hükmün karşı hak sahibi tarafından temyiz edilmiş olması gerekir. Bu sebeple, hakkında beraat kararı verilen ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına, hazine aleyhine, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, temyiz edenin sıfatına göre, bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılanın sübuta ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, eleştiri dışında, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan beraata ilişkin hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 04.03.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.