...
KATILAN MAĞDURE: ...
Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrası ile altıncı fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Siverek Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.05.2015 tarihli ve 2012/298 Esas, 2015/141 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (c) bendi. 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
A. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi
Özetle mağdurenin aşamalardaki beyanlarının tutarlı ve benzer olduğuna, sanığın tevilli ikrarı olduğuna, dosyada içerisindeki mevcut raporlar ile adli emanetin 2012/730 sırasına kayıtlı mektuplar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın 2012 yılı Ağustos ayı içerisinde tespit edilemeyen bir günde ablasının kızı olan mağdureye yönelik üzerine atılı organ sokmak suretiyle cinsel istismar suçunu işlediğinin sabit olduğuna ve kararın bozulması talebine ilişkindir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.
C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığa verilen cezanın yetersiz olduğuna, üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine, indirim uygulanmaması talebine, mağdur çocuğun ruh sağlığı bozulduğu halde ağırlaştırıcı hükümlerin uygulanmadığına, kararın bozulması talebine ilişkindir.
1. Gerekçeli karar başlığında çocuğun cinsel istismarı olan suç adının çocuğun nitelikli cinsel istismarı olarak belirtilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
3. Olayın intikal şekli ve süresi, aldırılan rapor içerikleri, mağdurenin aşamalardaki ifadeleri, savunma ve Mahkemenin gerekçesine göre bozma isteyen Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Siverek Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.05.2015 tarihli ve 2012/298 Esas, 2015/141 Karar sayılı kararında O yer Cumhuriyet savcısı ile sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden O yer Cumhuriyet savcısı ile sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.01.2024 tarihinde karar verildi.