Davanın reddine

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

1. Kadastro sırasında Pülümür İlçesi, Merkez 215 ada 3 parsel 4420,97 m2 yüzölçümüyle ½'şer hisse ile ... ve ... adlarına, 215 ada 11 parsel 12.523,73 m2 yüzölçümüyle (ölü) ... oğlu Seyit ... Çelik adına, 215 ada 15 parsel ... taşınmaz, 4.359,25 m2 yüzölçümüyle 1/2'şer hisse ile ... ve ... adlarına, senetsizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla ve ahşap ev niteliği ile tesbit edilmiştir.

2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğunu belirterek, kadastro tespitlerinin iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tescillerini istemiştir.

Davalı taraf, davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin 11.09.2008 tarihli ve 2004/221 Esas, 2008/3 Karar ... kararı ile, davacı ... İdaresinin davasının kabulüne, dava konusu 215 ada 3 nolu parselin ... ve ..., 215 ada 11 nolu parselin Seyitali Çelik, 215 ada 15 nolu parselin ... ve ... adlarına yapılan kadastro tespitlerinin iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tespit ve tescillerine karar verilmiştir.

1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, dava konusu 215 ada 11 parselin tespit maliki mirasçısı ... temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 07.10.2009 tarihli ve 2009/11262 Esas, 2009/14305 Karar ... kararıyla, yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazların 6831 ... Kanun'un 17/2 nci madde hükmüne göre orman içi açıklık niteliğinde orman sayılan yerlerden olduğu ve bu tür yerlerin orman olarak sınırlandırılmasının zorunlu olduğu, yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı belirtilerek, onanmasına karar verilmiştir.

3. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, dava konusu 215 ada 11 parselin tespit maliki mirasçısı ... karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

4. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 04.02.2014 tarihli ve 2014/859 Esas 2014/2318 Karar ... kararı ile, yöntemince orman araştırması yapılması ve yine yöntemince davalı tarafın dayandığı tapu kaydı uygulamasının yapılması ve tapu kaydının dava konusu taşınmaza uyduğunun belirlenmesi halinde 6831 ... Kanun'un 17/2 nci maddesinde açıklanan orman içi açıklığından söz edilemiyeceğinin düşünülmesi gereğine değinilerek, davalı gerçek kişinin karar düzeltme istemlerinin kabulü ile Dairenin 07.10.2009 tarihli ve 2009/11262 Esas, 2009/14305 Karar ... onama kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesinin 11.09.2008 tarihli ve 2004/221 Esas, 2008/3 Karar ... kararının açıklanan nedenlerle bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davaya dayanak tapu kaydının mahalli bilirkişilere okunması neticesinde sınırları fen bilirkişisine göstermek suretiyle taşınmaza uyduğunu beyan ettikleri gibi taşınmazın mülkiyetinin davalılarca satın alındığını, zilyetliğin terör nedeniyle gerçekleşen zorunlu göç olaylarına kadar kesintisiz sürdürüldüğünü beyan ettikleri anlaşılmış ayrıca tapu kaydındaki doğal sınırlar ki dere, dere, dere ve yamaç olmak üzere harita mühendisi fen bilirkişisince zemine aplike edilmiş ve tapu kaydının taşınmaza uyduğu rapor edilmiş dolayısıyla taşınmazın davalıların mülkiyet ve zilyetliğinde olduğu gibi gerek zemindeki mahkeme gözleminde ve gerekse ziraat bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda sözü edilen bitki ve toprak yapısının tarıma elverişli tarım arazisi olduğunun belirtilmesi ile eski tarihli hava fotoğrafları ile amenajman haritalarında da taşınmazın orman ya da orman içi açıklık olmadığı belirtildiğinden ve mahkemece bu tespitlerin fiili durumla uyumlu olduğu kanaatine varılarak, davanın reddine, ... İli, Pülümür İlçesi, Merkez Mahallesi 215 ada 11 parsel ... taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle, dava konusu taşınmazların orman vasfında olup, davacı idare adına tescilinin yapılması gerektiğini, söz konusu taşınmazların dosyadaki bilirkişi raporlarında da belirtildiği gibi orman vasfında olup arazinin fiili durumunun da orman olduğunu, Mahkemece bu konuda yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan karar verildiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadığı ve kadastro tespitlerinin iptalinin gerekip gerekmediği hususlarına ilişkindir.

6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 5831 ... Orman Kanunu'nun (6831 ... Kanun) 1 ve 17 nci maddeleri.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 ... Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

11.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.