Kabulüne

Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

1. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 04.08.1986 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması ile 19.11.1989 tarihinde kesinleşen 2/B madde uygulaması bulunmaktadır. Genel arazi kadastrosu 1978 yılında yapılmış, çekişmeli yer tespit dışı bırakılmıştır.

2. Davacı dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği, Kumbağ Köyünde bulunan bir parça taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek adına tescilini istemiştir.

Davalı taraf, davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin 25.06.2008 tarihli ve 2001/193 Esas, 2008/228 Karar ... kararı ile, davanın kabulü ile 02.10.2006 tarihli fen bilirkişi krokisinde gösterilen 6.962 m2'lik taşınmazın son parsel numarası verilerek davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir.

1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 11.02.2010 tarihli ve 2009/18754 Esas, 2010/1611 Karar ... kararıyla, 02.10.2006 tarihli fen bilirkişi krokisinde gösterilen 6962 m2 lik bölümün davacı adına tesciline karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve incelemenin hükme yeterli olmadığı, yörede yapılan orman kadastrosuna ilişkin çalışma belgeleri ve tahdit haritasının getirtilmediği, genel arazi kadastrosunda tespit dışı bırakılan yerin niçin kadastro harici bırakıldığının sorulmadığı, taşınmazın güneyinde kalan bölümün, Asliye Hukuk Mahkemesinin 1988/930 ... kararı ile orman yapıldığı bildirildiği halde, bu dosyanın getirtilerek uygulanmadığı, bu nedenle; İlk Derece Mahkemesince, belirtilen belgeler ilgili yerlerden getirtilerek, yeniden yöntemince orman ve zilyetlik araştırması yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gereğine değinilerek bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin 15.09.2014 tarihli ve 2010/197 Esas, 2014/451 Karar ... kararı ile, davanın kabulü ile Tekirdağ Merkez Kumbağ Yeldeğirmeni mevkiinde bulunan fen bilirkişisi H.A'nın 22.10.2012 tarihli krokisinde kuzeyi ... Nalbur'a ait 762 nolu parsel, ölü Arif ve hissedarlarına ait 763 nolu parsel, batısı kısmen orman, kısmen ... Gülmez'e ait 758 nolu parsel, doğusu Recai Sözer'e ait 764 nolu parsel, güneyi patika yol ve devamında kısmen orman kısmen Aliye Ercan'a ait 956 nolu parsel nolu parsel ile çevrili olan krokide A harfi ile işaretli 6.962 m2 lik taşınmazın Kumbağ Mahallesinde son parsel numarası verilmek üzere davacı Ruşen ve Zübeyde oğlu ... adına kuru tarım arazisi olarak tesciline karar verilmiştir.

1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalılar Hazine, Orman İdaresi ve Süleymanpaşa Belediye Başkanlığı vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 07.04.2016 tarihli ve 2016/3477 Esas, 2016/4190 Karar ... kararıyla, bozmaya uyulmasına rağmen bozma gereklerinin yerine getirilmediği, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde, 04.08.1986 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu bulunduğuna göre, dava konusu taşınmazın orman olup olmadığının tahdit hattına göre belirlenmesi gerektiği, çekişmeli taşınmaz orman tahdit haritasına göre orman sayılan yerlerden ise davanın reddedilmesi, taşınmaz orman sayılmayan ve zilyetlikle kazanılacak yerlerden ise, yöntemince zilyetlik araştırması yapılması gereğine değinilerek bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı lehine zilyetlikle kazanım şartlarının gerçekleştiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile, Tekirdağ ili Süleymanpaşa ilçesi Kumbağ Mahallesi Yeldeğirmeni mevkiinde bulunan fen bilirkişisi heyeti tarafından dosyaya sunulan 26.11.2018 havale tarihli fen bilirkişisi raporu ve krokisinde kuzeyi ... Nalbur'a ait 762 nolu parsel, ölü Arif ve hissedarlarına ait 763 nolu parsel, batısı kısmen orman, kısmen hendek, kısmen ... Gülmez'e ait 758 nolu parsel, doğusu Recai Sözer'e ait 764 nolu parsel, güneyi patika yol ve devamında kısmen orman kısmen Aliye Ercan'a ait 956 nolu parsel nolu parsel ile çevrili olan krokide A harfi ile işaretlenip kırmızı kalemle boyanan 5834 m2'lik taşınmazın Kumbağ Mahallesinde son parsel numarası verilmek üzere davacı Ruşen ve Zübeyde oğlu ... adına kuru tarım arazisi olarak tesciline karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı lehine zilyetlikle kazanım şartlarının gerçekleşmediğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz devetin hüküm ve tasasrrufı altındaki yerlerden olduğunu, davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, bozma ilamı doğrultusunda inceleme yapılmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

Uyuşmazlık, davacı lehine zilyetlikle kazanım şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği hususuna ilişkindir.

6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 14,17 inci maddeleri, 4071 ... Türk Medeni Kanunu'nun (4721 ... Kanun) 713 üncü maddesi.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 ... Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekili ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

745,00 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 2231,95 TL'nin temyiz eden davalı ... Başkanlığından alınmasına,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

11.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.