1) Dolandırıcılık suçu yönünden: Beraat
2) Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu yönünden: TCK'nın 155/2,62,55/1-a maddeleri uyarınca mahkumiyet
Sanığın dolandırıcılık suçundan beraatine ilişkin hüküm katılan vekili, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine ilişkin hüküm katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, katılanın iş yerinde muhasebe elemanı olarak çalıştığı, katılan tarafından işlerin takibi konusunda kendisine verilen vekaletnameleri kötüye kullanmak suretiyle şirket hesabına gelen ya da tahsil ettiği paraları kendi hesabına aktardığı ve bu şekilde güveni kötüye kullanma ve dolandırıcılık suçlarını işlediği iddia olunan olayda;
Sanık hakkında dolandırıcılık ve hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçlarından açılan kamu davası neticesinde, sanığın eyleminin bütün halinde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabul edilerek mezkur suçtan mahkumiyetine karar verildiği halde, tek olan eylem ikiye bölünerek ayrıca “dolandırıcılık” suçundan da beraatine karar verilmek suretiyle CMK’nın 225. ve 226. maddelerine aykırı davranılarak hükümde çelişkiye neden olunması,
Kabule göre de;
Sanığa yüklenen ve 5237 sayılı TCK’nın 155/2 maddesinde düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu nedeniyle, 24/10/2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri yapılmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA, 04/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.