HÜKÜMLER: Mahkumiyet
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Silifke Cumhuriyet Başsavcılığının 08.07.2015 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 174 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava açılmıştır.
2. Silifke 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.03.2016 tarihli kararı ile sanıklar hakkında tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi suçundan 5237 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
A. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği;
Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Sanık ...'in temyiz isteği;
Suçun yasal unsurlarının oluşmadığına ilişkindir.
1. Dava konusu olay, sanıkların yetkili makamlardan gerekli izni almaksızın patlayıcı nitelikteki maddeyi muhafaza ettikleri iddiasına ilişkindir.
2. 12.05.2015 tarihli olay yeri görgü tespit tutanağı ile önleyici kolluk devriyesinin tatil köyü istikametinden gelen kırmızı renkli plakası bulunmayan bir motosiklet üzerinde ve sürücünün arkasında yolcu olarak bulunan sanıklardan birinin elinde bulunan çuvalı yol kenarına attığının görülmesi üzerine sanıkların durdurulduğu, yol kenarına atılan çuval kontrol edildiğinde, içerisinde 8 adet el yapımı mavi renkli dinamit lokumu ve 2 adet sarı renkli saniyeli fitil ile irtibatlandırılmış fünye ve 1 adet saniyeli fitil olduğunun görüldüğü belirlenmiştir.
3.a) 20.05.2015 tarihli bilirkişi raporu ile iki adet saniyeli fitil irtibatlı mekanik kapsülün üç parçaya kesilmiş, üzerine beyaz renk ambalaj sarılmış vaziyette bir adedinin üzerinde siyah yazı ile POWERGEL, MAGNUM CE 0519 ORİCA yazı ve ibaresi bulunan içerisi beyaz renkte akışkan patlayıcı maddenin fitil irtibatlı mekanik fünye (kapsül) ile patlayacak şekilde hazırlandığı, söz konusu maddenin canlılar üzerinde öldürücü ve yaralayıcı, cansızlar üzerinde yakıcı, yıkıcı ve tahrip edici özellikte olduğu,
b) 07.12.2015 tarihli bilirkişi raporu ile belirtilen patlayıcı maddelerden bir adet fünyenin patlaması sonucu kişinin el bileğinden koparabilecek derecede yaralanmasına / ölümüne neden olabileceğinden, yakalanan patlayıcı maddelerin önemsiz tür ve miktarda patlayıcı madde sayılamayacağı belirlenmiştir.
1. Kolluk tutanakları, bilirkişi raporları, sanıkların savunmaları ve dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların yetkili makamlardan gerekli izni almaksızın patlayıcı nitelikteki maddeleri muhafaza ettiklerinin anlaşılması karşısında, sanıklar hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... müdafii ve sanık ...'in yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Silifke 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.03.2016 tarihli kararında sanık ... müdafii ve sanık ... tarafından ileri sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ... müdafii ve sanık ...'in temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.01.2024 tarihinde karar verildi.