Davacı vekili, davacı işçinin iş sözleşmesinin haksız feshedildiğini, tazminat ve işçilik alacaklarının ödenmediğini belirterek, kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin ve tatil çalışmaları karşılığı ücret alacaklarının davalı işverenden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 06.03.2012 gün ve 2009/45878 Esas, 2012/7263 Karar sayılı kararı ile “davacının davalı nezdinde iş alan çeşitli şirketlerin işçisi olarak çalıştığı, davalı tarafından bu işverenlerin de davaya dahil edilmesinin talep edildiği, yargılama sonucu verilecek kararın alt iş verenlerin hak alanlarını da ilgilendirdiğinden davanın alt iş verenlere ihbarı gerekirken mahkemece bu husus yerine getirilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinin bozmayı gerektirdiği” gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılama sonunda, “davalı kurumca HMK.’un 61. maddesi uyarınca usulüne uygun yapılmış bir davanın ihbarı isteminin bulunmadığı, davanın ihbarının mahkeme dışında da mümkün olduğu, 62. madde gereğince davanın ihbarı sebebi ile yargılamanın bir başka güne ertelenemeyeceği, kararın salt bu nedenle bozulmasının usul ekonomisine uygun olmadığı” gerekçesi ile bozmaya karşı direnilmiştir.
Direnme kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiş olup, Dairemizin 6352 sayılı kanunun 40. maddesi ile eklenen 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun geçici ikinci maddesi uyarınca öncelikle inceleme yetkisi olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

Dairemizin “davacının davalı nezdinde iş alan çeşitli şirketlerin işçisi olarak çalıştığı, davalı tarafından bu işverenlerin de davaya dahil edilmesinin talep edildiği, yargılama sonucu verilecek kararın alt iş verenlerin hak alanlarını da ilgilendirdiğinden davanın alt iş verenlere ihbarı gerekirken mahkemece bu husus yerine getirilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinin bozmayı gerektirdiği” gerekçesi ile verilen karara karşı yerel mahkemece “davalı kurumca HMK.’un 61. maddesi uyarınca usulüne uygun yapılmış bir davanın ihbarı isteminin bulunmadığı, davanın ihbarının mahkeme dışında da mümkün olduğu, 62. madde gereğince davanın ihbarı sebebi ile yargılamanın bir başka güne ertelenemeyeceği, kararın salt bu nedenle bozulmasının usul ekonomisine uygun olmadığı” gerekçesi ile direnilmiş olup, Dairemizin verdiği bozma kararının HMK.’un 61 ve 62. Maddeleri dikkate alındığında yerinde olmadığı, yerel mahkemesince direnme kararı ile bu hususun düzeltildiği anlaşılmakla, dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun geçici ek ikinci maddesi uyarınca ONANMASINA, 03.12.2012 tarihinde oy birliği ile karar verildi.