İstinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 28.06.2018 tarihli iddianamesi ile; sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.

B. İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.10.2019 tarihli ve 2018/286 Esas, 2019/383 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentleri, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 02.11.2020 tarihli ve 2019/3462 Esas, 2020/2313 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusu yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulduğu, dosyada sanığın cezalandırılmasını gerektiren somut delil bulunmadığına ilişkindir.

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1. Olay günü saat 05.00 sıralarında katılan ...'in işletmeciliğini yaptığı ... isimli benzinliğe yüzü kareli puşu ile kapalı ellerinde eldiven bulunan bir erkek şahsın geldiği, bu kişinin elinde bulunan tabancayı şirket çalışanları olan mağdurlar ..., ... ve ...'a doğrultarak beraberinde getirdiği ... isimli markete ait poşete kasadaki paraları doldurmalarını istediği, mağdurların korkarak kasadaki 610,00 TL nakit parayı şahsın beraberinde getirdiği ... isimli markete ait poşete koydukları, poşeti alan şahsın benzinlik yanında bulunan mezarlık duvarına tırmanıp mezarlık içerisinden kaçtığı, şikâyet üzerine olay yerine gelen kolluk görevlilerinin mezarlık duvarının iç kısmında yerde, suçta kullanılan ... ibareli yırtık poşeti buldukları, poşet üzerindeki parmak izinin sanık ...'nin sol orta parmak izi ile aynı olduğunun tespit edildiği, sanığa ait hatta ilişkin iletişim tespiti (HTS) kayıtlarının incelenmesinde sanığın cep telefonunun olay yeri yakınından baz aldığı, Jandarma Kriminal Labortuvar Amirliğince düzenlenen 26.06.2018 tarihli raporda; olayın meydana geldiği petrol istasyonunda bulunan ses kayıtlarında olayı gerçekleştiren şahsa ait seslerin muhtemel sanığa ait olduğunun belirtildiği, Adli Tıp Kurumu Adli Bilişim İhtisas Dairesi Ses ve Görüntü İnceleme Şubesinin 10.04.2019 tarihli raporuna göre de; olay yerinden elde edilen ses örnekleri ile sanığa ait ses örneklerinin kısmi benzerlikler gösterdiği ve güvenlik kamera görüntülerindeki şahıs ile sanığın kaş ve göz yapılarının benzerlik gösterdiğinin belirtildiği anlaşılmıştır.

2. Mağdurların aşamalardaki beyanları dava dosyasında bulunmaktadır.

3. Sanık savunmalarında "ben olay tarihinde olay yerine gittim, ancak kız arkadaşım ... ile buluşmaya gitmiştim, ... benzin istasyonuna da aracın lastik basıncını ve silecek suyunu kontrol etmek için girdim, ... bu sırada yanımda değildi, ...'deki marketten alışveriş yaptım" diyerek üzerine atılı suçlamayı kabul etmemişlerdir.

4. Kolluk tarafından düzenlenen tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır.

5. Sanığa ait hatta ilişkin HTS kayıtları, Jandarma Kriminal Labortuvar Amirliğince düzenlenen 26.06.2018 tarihli rapor, Adli Tıp Kurumu Adli Bilişim İhtisas Dairesi Ses ve Görüntü İnceleme Şubesinin 10.04.2019 tarihli raporu, parmak izi incelemesine ilişkin ekspertiz raporu ve güvenlik kamera görüntüleri dava dosyasında bulunmaktadır.

6. Sanığın 13.06.2018 tarihinde bu eylem nedeni ile Asayiş Büro Amirliği'nde avukatı refaketinde ifade verirken ifade işlemine verilen arada Büro Amirliğinden kaçtığı ve buna ilişkin tutanak tutulduğu anlaşılmıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

5237 sayılı Kanun'un 148 inci ve 149 uncu maddelerinde yer alan düzenlemeye göre, bir başkasının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit ederek veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamaktadır.

Yağma suçu ekonomik nitelikteki suçlar arasında yer alıp işin niteliği gereği faydalanma amacını taşıması gerekir.

Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Olay ve Olgular başlığı altında "A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü (1)" paragrafında izah edildiği şekilde gerçekleşen sanığın eyleminin nitelikli yağma suçunu oluşturduğu, mağdurların aşamalardaki beyanları, kolluk tarafından düzenlenen tutanaklar, sanığa ait hatta ilişkin HTS kayıtları, Jandarma Kriminal Labortuvar Amirliğince düzenlenen 26.06.2018 tarihli rapor, Adli Tıp Kurumu Adli Bilişim İhtisas Dairesi Ses ve Görüntü İnceleme Şubesinin 10.04.2019 tarihli raporu, parmak izi incelemesine ilişkin ekspertiz raporu ve güvenlik kamera görüntüleri ile anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde, hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 02.11.2020 tarihli ve 2019/3462 Esas, 2020/2313 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re'sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

26.03.2024 tarihinde karar verildi.