Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.04.2016 tarihli ve 2016/4 Esas, 2016/236 Karar sayılı kararının sanık ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 06.01.2021 tarihli ve 2020/15173 Esas, 2021/430 Karar sayılı ilâmı ile basit yargılama usulünün değerlendirilmesi lüzumu nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
2. ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.12.2021 tarihli ve 2021/62 Esas, 2021/540 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
Katılan vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanığın suçu işlediğinden bahisle mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
1. Her ne kadar sanık hakkında katılan ...'a yönelik kasten yaralama iddiasıyla kamu davası açılmışsa da, olay tarihinde meydana gelen tartışma sonucu sanığın katılan ... vurduğuna yönelik dosya içeriğinde katılan beyanı ve yakın akrabası olan diğer katılanların beyanının bulunduğu, bu beyanları destekleyecek başkaca delil bulunmadığı, sanığın safhalarda üzerine atılı suçlamayı istikrarlı şekilde kabul etmediği ayrıca katılan ...'a ait hekim raporunda darp cebir izine rastlanmadığına ilişkin husus bir arada değerlendirildiğinde ve yine Ceza Hukuku'nun temel ilkelerinden ''şüpheden sanığın yararlanacağı'' hususu göz önüne alınarak sanığın katılana yönelik eylemi sabit görülmeyerek 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
2. Sanık savunması, katılan beyanları, tanıkların anlatımları, 14.10.2022 tarihli adli muayene raporu, tutanaklar, uzmanlık raporları, nüfus ve adli sicil kayıtları ile diğer tüm deliller dava dosyasında mevcuttur.
Oluşa ve dosya kapsamına göre; sanık ...'in katılan ...'ın komşuları ile tartıştığını görmesi üzerine annesi ve kızkardeşi ile olay yerine gittiğinde sanık ...'in katılan ...'ın annesi ile kızkardeşini kasten yaraladığı ve katılan ...'a da ... attığı, ayrıca şikayet için karakola giderlerken yine sanık ...'in engellemek için katılan ...'ın babası...'u da kasten yaraladığı olayda katılan ...'ın annesi, kardeşi ve babasının istikrarlı beyanları ile sanığın kollukta aralarında itiş kakış olduğunu söyleyerek tevilli ikrarda bulunduğu dikkate alındığında sanığın 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde sübuta ilişkin açıklanan nedenlerle ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.12.2021 tarihli ve 2021/... Esas, 2021/... Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.03.2024 tarihinde karar verildi.