Esastan ret
Taraflar arasındaki ... (TÜRK PATENT) Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 2006/59639, 2006/59638,2006/06808, 2000/25308,2005/53645, 2000/25306 sayılı ve "x şekil", "x şekil", "maximum", "Türkiye İş Bankası maximum", "Türkiye İş Bankası maximum şekil", "Türkiye İş Bankası Maximum Card" ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şahısça yapılan 2014/19398 sayılı "X CARD Hep Kazandırır" ibareli marka başvurusuna iltibas, tanınmışlık ve kötü niyet vakıalarına dayalı olarak yapmış oldukları itirazın nihai olarak TÜRK PATENT YİDK tarafından reddedildiğini ileri sürerek davaya konu YİDK kararının iptaline ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınarak sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
1. Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının isabetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı şahıs, cevap dilekçesi sunmamıştır.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının 2014/19398 sayılı “X CARD HEP KAZANDIRIR” ibareli marka başvurusu ile davacının "X" ibareli markalarının benzer olduğu, başvurunun kapsadığı 09 ve 36. sınıflar bakımından, mal ve hizmet listelerinin aynı/aynı tür emtialardan oluştuğu, dolayısıyla da markalar arasında, davalı başvurusunun mal ve hizmet listesinin tamamı bakımından 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında “karıştırılma ihtimalinin” ve tescil engelinin bulunduğu, davacının "X" harfini ön plana çıkartan "MAXIMUM" markasının tanınmış olmasının iltibası arttıran bir unsur olduğu, davalı başvurusunun kötü niyetle yapıldığı iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile YİDK’nun 2016-M-691 sayılı kararının iptaline, 2014/19398 sayılı marka tescil edilmediğinden hükümsüzlüğüne ilişkin karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı şirkete ait markaların hâkim renginin pembe olduğunu, davacı şirketin yoğun kullanımları ile pembe rengi ile itiraza dayanak markaların özdeşleştirilmeye çalışıldığını, buna karşın dava konusu markada mavi zemin üzerine yerleştirilmiş “x card” ibaresine yer verildiğini, “x” harfinin sağa doğru uzatılarak “card” ve “hep kazandırır” ibarelerini birbirinden ayıracak bir çizgi ile birlikte bir kompozisyonun oluşturulduğunu, taraf markalarında yer alan “x” ibaresinin zayıf bir ibare olup, herhangi bir ayırt ediciliğinin bulunmadığını, gerek harf olarak gerekse de bir matematik simgesi olarak “x” ibresinin tek bir kişinin kullanımına hasredilmesinin, onun markası ile özdeşleştirilmesinin mümkün olmadığını, salt dava konusu edilen markada “x” harfinin bulunuyor olmasının, muretiz markaları ile dava konusu marka arasında bir benzerlik ve iltibas ihtimalinin olacağı anlamına gelmeyeceğini, tescil talep edilen malların tüketicisinin de bilinçli tüketici olup bu durum iltibas ihtimalini ortadan kaldıran bir durum olduğunu, sonuçta tarafların markaları arasında benzerlik bulunmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararının bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık, davaya konu YİDK kararının isabetli olup olmadığı ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınması koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve dördüncü fıkraları ile aynı KHK'nın 35 inci maddesinin birinci fıkrası.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.