İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.09.2021 tarihli ve 2021/29 Esas, 2021/292 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (a) ve (e) bentleri, 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı, yedinci fıkraları ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunluklarına mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir.
2. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 13.12.2021 tarihli ve 2021/3590 Esas, 2021/3627 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet Savcısının ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının, 5237 sayılı Kanun'un 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) maddesi uyarınca iki kat oranında yapılan artırım sonucu cezanın 9 yıl yerine 12 yıl olarak belirlenmesi nedeni ile oluşan hesap hatasının ve uygulama sonucu belirlenen netice cezanın "5 yıl 7 ay 15 gün" olarak düzeltilmesi ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık Müdafinin temyiz istemi, cezanın fazla tayin edildiğine, haksız tahrik indirim oranına, mahkûmiyete yeter delil bulunmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık ve katılanın boşanma aşamasında olmaları sebebiyle ayrı yaşadıkları, olay tarihinde sanığın eşinin ikametinin bulunduğu mahalleye gittiği ve aracını park ettiği, bu esnada katılanın erkek arkadaşı olan katılan ...'ın da aracıyla aynı sokakta katılan ...'yi beklediği, katılan ...'nin katılan ...'ın aracına doğru yürüdüğü sırada sanığın aracı ile katılan ...'nin arkasından yaklaşarak 4-5 metre mesafeden av tüfeği ile katılan ...'nin bacağına doğru ve yine katılan ...'ın aracının şoför mahalline doğru ateş ederek olay yerinden uzaklaştığının anlaşıldığı olayda, sanığın katılanın öldürücü bölgelerini hedef alma ve daha fazla ateş etme imkanı varken bacaklarını hedef alıp yalnızca bir el ateş etmesi dikkate alındığında kastının yaralama olduğu ve kasten yaralama suçunu işlediği kabul edilerek buna göre uygulama yapıldığı tespit edilmiştir.
2. Sanık savunması, olay yeri inceleme raporu, kollukça tutulan tutanaklar, ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı tarafından tanzim olunan 12.12.2018 ve 01.04.2021 tarihli raporlar, sanığın adli sicil kayıtları dosyada bulunmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği ancak tayin edilen suç vasfının bağlı olarak yapılan artırım sırasındaki hesap hatasının düzeltildiği anlaşılmıştır.
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre suç vasfına ilişkin bozma nedeni dışında kabul edilen yaralama eylemine ilişkin ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, katılandan sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu anlaşıldığından sanık müdafinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanığın av tüfeği ile arkadan yaklaştığı katılan ...'nin diz üstü bölgesine ateş ederek oluşan toplu giriş yarasına bağlı olarak sol ayak bileği eklem hareketlerinde tam kayıp sebebiyle organlarından birinin işlevinin sürekli yitirmesine, hayati tehlike geçirmesine, ağır (6) derecede kemik kırığına sebebiyet verecek şekilde yaraladığı, ardından katılan ...'nin gönül ilişkisi yaşadığı ve o an aracı içinde beklemekte olan katılan ...'a ateş ederek olay yerinden ayrıldığının anlaşılması karşısında, daha önce Dairemiz temyiz incelemesinden geçen katılan ...'a yönelik eylemin kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturduğundan bahisle bozulmasına dair verilen kararda belirtildiği üzere, suçta kullanılan aracın elverişliliği ile katılan ...'de meydana gelen yaralanmanın ağırlığı nazara alındığında sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulması gerektiği gözetilmeksizin suçun vasıflandırmasında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde kasten yaralama suçundan hüküm kurulması yönünden hükümde hukuka aykırılık bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde (2) nolu bölümde açıklanan nedenlerle sanık müdafinin temyiz istemi suç vasfı yönünden yerinde görüldüğünden, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 13.12.2021 tarihli ve 2021/3590 Esas, 2021/3627 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Sanık hakkında aleyhe temyiz bulunmadığından 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca infaz edilecek ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkının korunmasına,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.03.2024 tarihinde karar verildi.