Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.07.2017 tarihli ve 2014 /90 Esas, 2017/558 Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, Mahkeme hükmüne karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7 Hukuk Dairesince kararın kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne şeklinde yeniden hüküm kurulmuştur. Davacılar vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Davacı vekili; taraflar arasında ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/197 Esas sayılı dosyası ile, muris ...'den intikal eden ... ilçesi ... köyü 173,176,1139,1141 parsel sayılı taşınmazlar ile ... köyü 151 parsel sayılı taşınmazdaki, 2009/198 Esas sayılı dosyası ile de muris ...'den intikal eden ... ilçesi ... köyü 58 ve 59 parsel sayılı taşınmazlar ile, ... köyü 192 sayılı parsel sayılı taşınmazda ki ortaklığın giderilmesi amacıyla dava açıldığını, bu davaya konu taşınmazlardan ... köyü 173 parsel sayılı taşınmazdaki muris ... mirasçılarının kullanımındaki alanda bulunan 273 adet ağaç ile 1141 parsel sayılı taşınmazdaki muris ... mirasçılarının kullanımındaki alanda bulunan 178 adet ağacın, ... Köyü 192 parsel sayılı taşınmazda ki muris ... mirasçılarının kullanımındaki 137 adet ağaç ile yine ... beldesi 59 parsel sayılı taşınmazdaki muris ... mirasçılarının kullanımındaki alanda bulunan 154 adet zeytin ağacı, 70 adet erik ağacı, 104 adet nar ağacı, 5 adet incir ağacı ve 7 adet palmiye ağacı ile müvekkilleri tarafından kullanımlarında bulunan parsellerdeki bahçelerin sulamasının yapılabilmesi için döşenmiş bulunan damlama su tesisatının davacılara ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... vekilleri aracılığıyla davayı kabul ederek hukuki yarar yokluğu nedeniyle müvekkileri bakımından davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar hakkında davacılar vekili istinaf yoluna başvurmuş, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi tarafından istinaf başvurusu kabul edilerek, Yerel Mahkeme kararı kaldırılmış ve davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, muhdesatın tespiti talebine ilişkindir.

1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Somut olayda, muhdesatın tespiti davalarında davanın kabulüne karar verildiğinde hüküm fıkrasında muhdesatın değeri belirtilmesi doğru değildir. Ayrıca 5. bende dava konusu taşınmaz 230 ada 14 parsel ( 22/a çalışması öncesi 173 parsel) sayılı taşınmazın, kararda 230 ada 4 parsel olarak yanlış yazılmış olması da doğru olmamıştır.
Ne var ki bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 1086 sayılı HUMK'un 438/7. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile Mahkeme hükmünün 2. bendinde yer alan “(değeri: 88.210,00 TL)” 3. bendinde yer alan “(değeri: 39.894,00 TL)” 4. bendinde yer alan “(değeri 44.884,00 TL)” 5. bendinde yer alan “(değeri 58.310,00 TL)” ifadelerinin çıkarılmasına, 4. Bendinde yer alan “230/4 parsel” ibaresinin çıkarılarak yerine “230 ada 14 parsel” ibaresinin eklenmesine, hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 438/7. fıkrası gereğince DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın Yerel Mahkemeye iadesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 24.05.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.