HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/59 Esas, 2019/174 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 31.12.2022 tarihli ve 2019/2934 Esas, 2020/2673 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sanıklar Müdafinin Temyiz İstemi
5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin uygulanması gerektiğine, eksik araştırma nedeniyle hükmün bozulması gerektiğine, lehe delillerin temin edilmediğine, üst sınıra yakın mahkûmiyet hükmü kurulmasına,
İlişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.İlk Derece Mahkemesince, "Müşteki ...'in ... Mahallesi ... Sokak no:... numaralı yerde ... isimli işyerinin bulunduğu, sanık ...' nın 2017 yılının Haziran-Temmuz aylarında müştekiden bir araç kiraladığı, kiraladığı bu araçla kaza yaparak hasarlı bir şekilde müştekiye teslim ettiği, aralarında yaptıkları sözleşmede 5.000,00 TL'nin altındaki kazalarda kazadan oluşan masrafın kirayalandan alınacağı belirtildiğinden dolayı müştekinin sanık doğuştan 3.000,00 TL para aldığı, daha sonra müştekinin sanık ...'un sürücü belgesi fotokopisi olmadan ödeme yapılmadığını sürücü belgesinin fotokopisinin sigorta şirketine göndemek için sanık ...'dan istediği, suç tarihinde müştekinin işyerinde bulunduğu sırada müştekinin telefonla arandığı, erkek bir şahsın oto kiralamak istediğini söylediği aralarında anlaşmaları üzerine kiraya vereceği otosu ile birlikte Yeşilbayır Mahallesi Sağduyu Caddesi ... önüne geldiği burada bu kişi ile tekrar telefon irtibatı kurarak buluştukları, müştekinin aracının önüne sanık ...'ın oturduğu, aracın arkasına da sanık ... ve tanık olarak dinlenen ...'in oturduğu, ön koltukta oturan sanık ...'ın müştekiye "sen benim arkadaşım ...'dan 3.000,00 TL para almışsın bu parayı neye istinaden aldın, bu parayı vereceksin" dediği, müştekinin de sanık ...'a kendisine kiralamış olduğu otomobil ile kaza yaparak hasar verdiğinden dolayı aralarında yaptıkları sözleşmeye istinaden aldığını söylediği, aracın arkasında oturan ...'in bir anda silah çıkararak müştekinin kafasına dayadığı, bu arada aracında önünde oturan sanık ...'ın bir anda müştekinin cep telefonunu alarak cep telefonunda bulunan son görüşmeler arasındaki kendi numarasını sildiği, telefonun içerisinden sim kartını çıkardığı, müştekinin vites kutusunun yanında bulunan cüzdanını alarak karıştırmaya başladığı ve cüzdanın içerisinde bulunan 2.000,00 TL parayı alarak cebine koyduğu, bu sırada şüphelilerden ...'nın diğer olay yerine geldikleri 06 . .... plaka sayılı araca binerek kendilerini takip etmesini istediği, müştekinin Boğaziçi Köprülü kavşağa geldikleri sırada burada polis merkezi olduğunu bildiğinden dolayı, polis merkezinin bulunduğu yere gitmek için varyanta girdiği, sanık ...'ın aracı durdurmaya çalıştığı ve direksiyona müdahale ettiği ancak müştekinin sanık ...'a direnerek polis merkezinin önüne araçla gelip kendisini araçtan aşağıya attığı, polis merkezi önünden nöbet tutan polislere gasp edildiği söyleyerek bağırarak yardım istediği, sanıkların araçtan inerek kaçtıkları, daha sonra sanıklar ... ve ...'ın ve ...'in silahını aramaya geldikleri sırada emniyet güçlerince sanık Doğuşun yakalandığı" maddi vakıa kabul edilerek saıkların nitelikli yağma suçundan cezalandırılmalarına karar verildiği anlaşılmıştır.
2.Olaya ilişkin 11.12.2017 tarihli tutanak dosya arasında mevcuttur.
3.Sanıklar üzerlerine atılı suçlamayı kabul etmemişlerdir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
Sanık ... hakkında tekerrüre esas alınan Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/314 Karar sayılı ilamının esasının 2005/149 yerine 2015/149 olarak yazılması mahallinde giderilebilir yazım hatası kabul edildiğinden bozma sebebi yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, Olay ve Olgular bölümünün 1 numaralı bendinde İlk Derece Mahkemesinin kabulü başlığı altında anlatıldığı haliyle sübut bulan eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanıklar müdafinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 31.12.2023 tarihli ve 2019/2934 Esas, 2020/2673 Karar sayılı kararında sanıklar müdafince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanunu’nun 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştiri dışında hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
26.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.