Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.01.2019 tarihli ve 2018/710 Esas, 2019/55 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne ve hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmiş olup, Mahkeme hükmüne karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince15.05.2019 tarihli ve 2019/506 Esas, 2019/562 Karar sayılı kararı ile dava konusu 101 ada 50 parsele yönelik istinaf talebi dışındaki istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ... vekilinin, 101 ada 50 parsele yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile; 101 ada 50 parsel sayılı taşınmaz yönünden açılan davanın reddine, 101 ada 8 parsel sayılı taşınmaza davalı tarafından yapılan müdahalenin men'ine ve taşınmazın eski hale getirilmesine karar verilmiş, davalı vekili tarafından bu karara ilişkin temyiz yoluna başvurulması üzerine dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Davacı vekili, dava konusu 101 ada 50 ve 8 parsel sayılı taşınmazların kendisine ait olduğunu, taşınmazların üst kısmında ... tarafından ihale edilen yüklenici firmalar tarafından ... Barajının yapımı nedeniyle söz konusu baraja ulaşmak için açılan yol nedeniyle bu yoldan çıkan toprak, kaya ve hafriyatın dava konusu taşınmazlara dökülmüş olmasından ve ortaya çıkan kot farkı nedeniyle çökmeden dolayı taşınmazların kullanılamaz hale geldiğinden, meydana gelen zararın tespiti ile taşınmaza vaki elatmanın önlenmesi ve eski hale getirilmesine, uğranılan zararın tazmini ve haksız işgalden ve kullanılamamaktan kaynaklanan ecrimisil bedelinin tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece; davacının davasının kabulü ile, 101 ada 8 parsel sayılı taşınmaza harita mühendisi ... tarafından hazırlanan 08.01.2018 tarihli rapor ve ekindeki krokide 101/8 ve D harfi ile gösterilen toplamda 184,86 m2 lik alana davalı ... tarafından yapılan müdahalenin men'ine, keşfen saptanan alanda mevcut kaya ve moloz parçalarının bulunduğu yerden kaldırılarak taşınmazın eski hale getirilmesine, 101 ada 50 parsel sayılı taşınmaz yönünden açılan davanın istinaf yasa yoluna götürülmediğinden kesinleşmiş olmakla bu parselle ilgili yeniden hüküm tesisine yer olmadığına, davacının davasının ecrimisil ve maddi tazminat talebi açısından tefrik edilmekle iş bu dosyada bu talep açısından hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmiş olup, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince, davalı ... vekilinin, dava konusu 101 ada 50 parsele yönelik istinaf talebi dışındaki istinaf başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nin 353/(1)-b.1 bendi uyarınca esastan reddine, davalı ... vekilinin, 101 ada 50 parsele yönelik istinaf başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nin 353/(1)-b.2 ve 355. maddesi uyarınca kabulü ile ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 18.01.2019 tarihli ve 2018/710 Esas, 2019/55 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, yerine davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile; a) ... İli, ... İlçesi, ... Mah. 101 ada 50 parsel sayılı taşınmaza vaki elatma bulunmadığından bu parsel sayılı taşınmaz yönünden açılan davanın reddine, b) ... İli, ... İlçesi, ... Mah. 101 ada 8 parsel sayılı taşınmaza Harita Mühendisi ... tarafından hazırlanan 08.01.2018 tarihli rapor ve ekindeki krokide 101/8 ve D harfi ile olarak gösterilen toplamda 184,86 m²'lik alana davalı ... tarafından yapılan müdahalenin men'ine, keşfen saptanan alanda mevcut kaya ve moloz parçalarının bulunduğu yerden kaldırılarak taşınmazın eski hale getirilmesine karar verilmiştir. Bu karar davalı ... vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.

elatmanın önlenmesi, eski hale getirme ve ecrimisil istemine ilişkindir.
Bilindiği üzere; 6100 sayılı HMK'nin 362. maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin temyiz olunamayan kararları düzenlenmiş, aynı maddenin 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 42. maddesiyle değişik 1/a bendinde de "Miktar veya değeri kırkbin Türk lirasını (bu tutar dahil) geçmeyen davalara ilişkin kararlar" hükmüne yer verilmiş; anılan 40.000,00 TL'lik kesinlik sınırı 2019 yılı itibarıyla 58.800,00 TL olarak uygulanmaya başlamıştır.
Öte yandan, temyiz kesinlik sınırı içinde kalması nedeniyle temyiz kabiliyeti olmayan kararlara karşı temyiz isteği yönünden mahkemece bir karar verilebileceği gibi 01.06.1990 tarihli ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da bir karar verilebilir.
Somut olaya gelince, dava dilekçesinde elatmanın önlenmesi talebini 1.250,00 TL, ecrimisil talebi 250,00 TL, maddi tazminat 1.000,00 TL, kal talebi yönünden 500,00 TL olmak üzere dava değerinin 3.000,00 TL olarak belirtildiği, davacılar vekili, ıslah ile talebini 5.379,56 TL'ye yükselttiği, davacının davasının ecrimisil ve maddi tazminat talebi açısından tefrik edilmekle eldeki davanın elatmanın önlenmesi ve eski hale getirme istemlerine ilişkin olduğu, bilirkişi raporunda el atılan alanın dava tarihi itibariyle değerini 3.161,10 TL, kal bedeli (Kazı Bedeli 1.201,59 TL+ Zemin Temizliği 600,00 TL) 1.801,59 TL olmak üzere toplam 4.952,69 TL olarak belirlendiği gözetilerek temyize konu edilen elatmanın önlenmesi ve eski hale getirme istemlerinin toplam değerinin 4.952,69 TL'nin 2019 yılı itibarıyla temyiz kesinlik sınırı olan 58.800,00 TL’nin altında kaldığından miktar itibariyle kesin olup, temyiz kabiliyeti bulunmamaktadır. HMK'nin 366. maddesi delaletiyle kıyasen uygulanması gereken aynı Kanun'un 346/2. maddesi hükmü uyarınca, kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında Bölge Adliye Mahkemesince bir karar verilmesi gerekmekle birlikte, Yargıtay tarafından da bir karar verilebileceğinden davalı vekilinin temyiz isteminin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, eldeki dava bakımından davalı vekilinin temyiz dilekçesinin, 6100 sayılı HMK'nin 362. maddesi uyarınca 2019 yılı itibariyle miktar ve değeri 58.800,00 TL'yi geçmeyen Bölge Adliye Mahkemesi kararları kesin olduğundan değerden REDDİNE, 24.05.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.