Mahkeme: RİZE 3. Asliye Ceza Mahkemesi

Tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyulmaması üzerine mahkûmiyet

Dosya incelendi.

Sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı; Rize Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 06.01.2010 tarihinde 2008/5635 soruşturma, 2010/61 esas ve 2010/40 numaralı iddianame ile Rize 2. Sulh Ceza Mahkemesi'ne dava açıldığı, Mahkemece 17.05.2012 tarih-2010/118 esas ve 2012/635 sayılı karar ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, söz konusu kararın itiraz edilmeden kesinleştiği,
Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan dolayı; Rize Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 29.12.2008 tarihinde 2008/1885 soruşturma, 2008/2413 esas ve 2008/152 numaralı iddianame ile Rize Ağır Ceza Mahkemesi'ne dava açıldığı, Mahkemece verilen 14.01.2009 tarih-2009/14 esas ve 2009/3 sayılı görevsizlik kararı üzerine Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nce yapılan yargılama sonucunda 15.04.2010 tarih-2009/403 esas ve 2010/146 sayılı karar ile sanık hakkında beraat, değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, söz konusu kararın itiraz edilmeden kesinleştiği,
Dairemizin 08.07.2013 gün- 2013/7891 esas ve 2013/7123 karar sayılı kanun yararına bozma ilamı ile, mükerrer olan Rize 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 17.05.2012 tarih-2010/118 esas ve 2012/635 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına bozulmasına karar verildiği, söz konusu karar üzerine mahkemece 17.05.2012 tarih-2010/118 esas ve 2012/635 sayılı kararın ortadan kaldırımasına, Rize Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 06.01.2010 tarihinde 2008/5635 soruşturma, 2010/61 esas ve 2010/40 numaralı iddianamesi ile açılan davanın reddine karar verildiği, ancak İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 18.11.2013 tarih ve 2013/8608 DS sayılı yazısı üzerine sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının gereklerine uymadığından bahisle temyize konu dava dosyasının açıldığı ve yapılan yargılama neticesinde sanığın mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmakla,
5271 sayılı CMK'nın 223. maddesinin 7. fıkrasında, “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.” hükmü uyarınca sanık hakkında aynı fiilden dolayı mükerrer dava açılmış olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken mahkûmiyet hükmü kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 24.05.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.