Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Edirne 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.03.2016 tarihli ve 2015/563 Esas, 2016/94 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,

Karar verilmiştir.

Sanık müdafinin temyiz isteği; mahkemece sanık hakkında verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğundan bozulmasına ilişkindir.

1. Kolluk görevlilerinin sanık ...'in...Caddesi ...ın Kahvesi olarak bilinen yerde bulunduğu ve üzerinde ...adına düzenlenmiş sahte kimlik olduğu yönünde bilgi almaları üzerine söz konusu yere gittikleri, kahve içerisinde bulunan şahısların kimlik kontrollerinin yapıldığı esnada... adına düzenlenmiş nüfus cüzdanını kullanan sanık ...'e gerçek ismi sorulduğunda isminin ... olduğunu beyan ettiği anlaşılmıştır.

2. Sanık savunmasında, suçunu ikrar etmiştir.
3.... Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 08.10.2015 tarihli uzmanlık raporuna göre;nüfus cüzdanının tamamen sahte olarak hazırlanıp düzenlendiği, yapılan sahteciliğin ilk nazarda ve kolaylıkla farkedilemeyecek nitelikte olduğu cihetle nüfus cüzdanının aldatma kabiliyetini haiz olduğu belirtilmiştir.

4. Mahkemece Adli Emanetin 2015/1018 sırasında kayıtlı suça konu nüfus cüzdanın duruşmaya getirtildiği, özelliklerinin duruşma tutanağına geçirildiği, soğuk mühür izinin bulunduğu ve aldatıcılık niteliğini haiz olduğu gözlemlenmiştir.

5. Sanığın dolaylı ikrarı, suça konu belgenin aldatma kabiliyeti olduğu yönündeki 10.03.2016 tarihli duruşmadaki mahkeme tespiti, suça konu sahte nüfus cüzdanının ele geçmesi ve dosya kapsamına göre sanığın resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği sabit görülerek temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

1.Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Edirne 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/216 Esas ve 2011/258 Karar sayılı ilamı UYAP kayıtlarından yapılan araştırma neticesinde dosya arasına alınmış olup yapılan incelemede, ilama konu 4733 sayılı Kanun’un sekizinci maddesinin dördüncü fıkrasının suç tarihinden sonra 11.04.2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile 4733 sayılı Kanun’un sekizinci maddesinin dördüncü fıkrasının yürürlükten kaldırılarak atılı suça ilişkin düzenlemenin 5607 sayılı Kanun’un üçüncü maddesinin 18 inci fıkrası kapsamı içine alındığı ve halen yürürlükte bulunan 6545 sayılı Kanun ile değişik üçüncü maddesinin 18 inci fıkrası ile de aynı düzenlemenin korunduğu nazara alındığında; hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un üçüncü maddesinin yirmi ikinci fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un beşinci maddesinin ikinci fıkrasına eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiğinin anlaşılması karşısında, anılan hükme ilişkin uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının yeniden değerlendirilmesi ayrıca neticesine göre söz konusu ilamın tekerrüre esas alınıp alınmayacağı hususunun infaz aşamasında mahallinde gözetilmesi mümkün görülmüştür.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Edirne 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.03.2016 tarihli ve 2015/563 Esas, 2016/94 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.01.2024 tarihinde karar verildi.