Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... 50. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.01.2016 tarihli ve 2015/124 Esas, 2016/18 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 07.03.2021 tarihli, 2016/257096 sayılı bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
Sanık müdafii süre tutum dilekçesi vermiş ayrıca temyiz sebebi ileri sürmemiştir.
Suç tarihinde rutin olarak yapılan trafik denetiminde, temyiz dışı sanık M.D.'nin sevk ve idaresindeki araç durdurulup ruhsat ve sürücü belgesi istenildiğinde, M.D., yanında bulunan diğer sanık ...'dan almış olduğu suça konu üzerinde ...'un fotoğrafı bulunan ve ...'un kimlik bilgilerine göre düzenlenmiş sürücü belgesini görevli polislere ibraz etmiş, Polis Bilişim Sistemi (POLNET) üzerinden yapılan sorgulamada, ibraz edilen sürücü belgesinin kayıtlı olmadığının anlaşılması üzerine başlatılan soruşturma sonucunda sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davası açılmıştır.
Sanıkların savunmaları, suça konu soğuk mühür izi içeren sürücü belgesinin tamamen sahte ve aldatma kabiliyetini haiz olduğuna dair İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 24.12.2014 tarihli uzmanlık raporu ve tüm dosya kapsamı itibarıyla eylemin resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
1. 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip sanığa yüklenen suçun sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmadığından, Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 50. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.01.2016 tarihli ve 2015/124 Esas, 2016/18 Karar sayılı kararında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.01.2024 tarihinde karar verildi.