HÜKÜMLER: Kısmî beraat, kısmî mahkûmiyet, eşya müsaderesi
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 57. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.04.2016 tarihli ve 2015/220 Esas, 2016/170 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, sanık ... hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları uyarınca neticeten 2 yıl 6 ... hapis ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.
1.Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istemi; münhasıran sanık ... hakkındaki beraat kararının usul ve kanuna aykırı olması sebebiyle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
2.Sanık ...'in temyiz istemi; lehe hükümler uygulanmadan hüküm kurulması, beraat kararı verilmesi gerektiği ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
1.Suç tarihinde, ruhsatı sanık ... adına olan, ancak kardeşi olan sanık ...'in işlettiği büfede olay tutanağına göre sorulması üzerine sanık ...'in tezgah altı ve raflardan çıkartıp teslim ettiği 131 paket kaçak sigara ile 62 şişe kaçak içkinin ele geçirildiği anlaşılmıştır.
2.Sanık ... aşamalardaki savunmasında; büfeyi kendisinin işlettiğini, abisinin başka bir yerde çalıştığını, büfe ile ilgisi bulunmadığını, kaçak içki ve sigaraları sattığını beyan ederek atılı suçu kabul etmiştir.
Sanık ... savunmasında, iş yerinin kendisine ait olduğunu, kardeşi olan diğer sanığın bilgisi dışında kaçak içki sigara sattığını, kendisinin satmadığını beyan ederek atılı suçu kabul etmemiştir.
3.Dosyada mevcut adlî sicil kaydına göre sanık ...'in 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan tekerrüre esas sabıkasının bulunduğu, anılan ilâm yönüyle uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığının tespit edilmediği anlaşılmıştır.
A. Sanık ... Hakkındaki Beraat Kararına İlişkin Katılan Gümrük İdaresi Vekilinin Temyizi Yönünden
Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, sanığın savunmasında atılı suçu kabul etmemesi, ele geçen içki ve sigaraların bulunduğu iş yerinin diğer sanık tarafından işletilmesi ve ruhsat sahibinin sanık olması dışında ve tüm dosya kapsamına göre sanığın mahkûmiyetine yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gözetilerek sanığın beraatine ilişkin kararda hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Sanık ...'in Temyizi Yönünden
1.Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle;
10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası “yirmiüçüncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek; hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif
olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar ... Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı dikkate alınarak, 5237 Türk Ceza Kanunu'nun 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu bozmayı gerektirmiştir.
2.Sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası uyarınca cezasında artırım yapılırken 1 yıl 6 ... hapis yerine, 1 yıl hapis cezasına hükmolunması,
3.Sanığın tekerrüre esas adlî sicil kaydının 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne ilişkin olduğu anlaşılmış olup, 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası “yirmiüçüncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek; hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilâmla ilgili öncelikle uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı mahkemesinden araştırılarak, neticesine göre söz konusu ilâmın tekerrüre esas alınıp alınmayacağının ve sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil edip etmeyeceğinin değerlendirilmesinin gerektiği gözetilmeden hüküm tesisi,
4.İddianame ile müsaderesi talep edilen tüm eşyaların müsaderesi yerine yalnızca imha edilenler dışındaki kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
A. Sanık ... Hakkındaki Beraat Kararına İlişkin Katılan Gümrük İdaresi Vekilinin Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) paragrafında açıklanan nedenlerle İstanbul 57. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.04.2016 tarihli ve 2015/220 Esas, 2016/170 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık ...'in Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) paragrafında açıklanan nedenlerle İstanbul 57. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.04.2016 tarihli ve 2015/220 Esas, 2016/170 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.01.2024 tarihinde karar verildi.