Mahkûmiyet
Aralarındaki bağlantı nedeniyle Dairemizin 2021/4622 Esas sayılı dosyası ile birlikte incelenmiştir
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un
310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği
temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Elbistan Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, 01.03.2016 tarihli ve 2016/498 Esas sayılı iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci ve altıncı fıkraları ile 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
B. Elbistan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.04.2016 tarihli ve 2016/224 Esas, 2016/329 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle; "... yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASI, " yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
Sanığın temyizi isteği özetle; kararın temyizen bozulmasına ilişkindir.
Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullandığı gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
Sanık hakkında kurulan hüküm,
İddianame içeriğinde, sanık hakkında daha önce işlediği aynı suçtan dolayı verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlal nedeniyle kaldırılarak iddianame ile kamu davası açıldığından bahisle, 01.02.2016 tarihli bu suç nedeniyle doğrudan kamu davası açıldığının belirtildiği; ancak daha önce işlediği 03.03.2015 tarihli suçla ilgili olarak Akçadağ Asliye Ceza Ceza Mahkemesinin, 27.01.2016
tarihli ve 2015/122 Esas, 2016/15 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği ve kararın Dairemizin 11.01.2024 tarihli kararı ile bozulduğu anlaşılmakla,
Aralarındaki bağlantı nedeniyle incelemeye konu suça ilişkin dava dosyasının, Dairemizin 2021/4622 Esas sayılı dosyasına konu 03.03.2015 tarihli eyleme ilişkin Akçadağ Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.01.2016 tarihli ve 2015/122 Esas, 2016/15 Karar sayılı dava dosyası ile birleştirilmesi, Dairemizin 2021/4622 Esas sayılı dosyasına ilişkin bozma gerekçesine göre 03.03.2015 tarihli eyleme ilişin kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukuken geçersiz olacağı da dikkate alınarak kamu davasını açma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenerek, sonucuna göre deliller birlikte tartışılıp değerlendirildikten sonra sanığın hukukî durumunun belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Elbistan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.04.2016 tarihli ve 2016/224 Esas, 2016/329 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden diğer yönlerden incelenmeksizin hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliği ile BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.01.2024 tarihinde karar verildi.