Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Karşıyaka 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.02.2016 tarihli ve 2015/284 Esas, 2016/106 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

Karar verilmiştir.

Sanığın temyiz isteği; suça konu çekle bir ilgisinin olmadığı, mahkemece talimatla savunmasının alındığı savunma ve mehil talepleri değerlendirilmeden hüküm tesis edildiği, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu hususlarına ilişkindir.

1.Sanığın, suça konu 14.03.2012 keşide tarihli ve 17600,00 TL bedelli tamamen sahte olan çeki borcuna karşılık ciro ederek hakkında beraat kararı kesinleşen ...'a verdiği,ciro silsilesi içerisinde çekin en son hamili olan hakkında ek kovuşturma yer olmadığına dair karar verilen İtilal Gündüz tarafından Denizbank Şemikler şubesine ibraz edilmesi sonucu sahte olduğunun anlaşıldığı iddia olunmuştur.

2. Hakkında beraat kararı kesinleşen ...'ın suça konu çeki aralarındaki ticari ilişki nedeniyle sanık ...'dan aldığını beyan ettiği, sanık ...'ın suça konu çekle bir ilgisinin bulunmadığını beyan ettiği, yaptırılan kriminal inceleme sonucunda ikinci ciranta yazı ve imzasının sanık ...'ın eli ürünü olduğu belirlenmiştir,
3....Kriminal Polis Laboratuvarınca düzenlenen 27.03.2012 tarihli ekspertiz raporuna göre, suça konu çekin tamamen sahte olarak oluşturulduğu ve aldatıcılık niteliğini haiz olduğu tespit edilmiştir.

4. Mahkemece suça konu çekin emaneten getirtildiği, özelliklerinin duruşma tutanağına geçirildiği ve çekin yasal unsurlarının bulunduğu gözlemlenmiştir.

5. Tüm dosya kapsamına dayanılarak sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

İddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre sanığın diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiş ise de; Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 12.01.2015 tarihli iddianamesine konu çekin hakkında beraat kararı kesinleşen ...'ın şüpheli sıfatıyla alınan ifadesinde Ocak 2012 tarihinde sanıktan aldığını belirtiği ancak bu şekilde hangi tarihte alındığının net bir şekilde dosya kapsamından anlaşılamaması karşısında, zamanaşımı hükümlerinin uygulanma ihtimaline binaen suça konu çekin sanık tarafından temyiz dışı ...'a hangi tarihte verildiği araştırılarak suç tarihinin duraksamaya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Karşıyaka 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.02.2016 tarihli ve 2015/284 Esas, 2016/106 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.01.2024 tarihinde karar verildi.