Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bakırköy 33. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.02.2016 tarihli ve 2015/114 Esas, 2016/34 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, karar verilmiştir.

Sanığın temyiz isteği; mahkemece verilen kararın bozulmasına ilişkindir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.11.2018 tarihli, 2018/339 Esas ve 2018/536 Karar sayılı kararında, “Farklı yargı çevresindeki ceza infaz kurumunda başka bir suçtan hükümlü olarak bulunan, asıl mahkemesince yapılan sorgusu sırasında duruşmadan bağışık tutulma isteğinde bulunmayan sanığın hükmün açıklandığı son oturumda hazır bulundurulmayıp yokluğunda yargılama yapılarak mâhkumiyetine karar verilmesi savunma hakkının sınırlandırılması niteliğinde olduğu” şeklindeki kararı uyarınca, başka suçtan ...4 Nolu L Tipi Kapalı Cezaevinde tutuklu olarak bulunan ve duruşmadan vareste tutulmasına ilişkin beyanı bulunmayan sanığın, hükmün verildiği 04.02.2016 tarihli oturumda hazır bulundurulmadığı veya SEGBİS yolu ile duruşmaya katılması da sağlanmadığı, yokluğunda hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 193 ve 196 ncı maddelerine aykırı davranılması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması, nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bakırköy 33. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.02.2016 tarihli ve 2015/114 Esas, 2016/34 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.01.2024 tarihinde karar verildi.