Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, SEGBİS aracılığıyla yüzüne karşı tefhim edilen sanığa kararın bulunduğu duruşma tutanağının bir örneğinin 14.07.2017 tarihinde tebliğ edildiğinin anlaşılması karşısında 18.07.2017 tarihli temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 09.06.2011 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında parada sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 197 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca dava açılmıştır.

2. Gaziosmanpaşa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.05.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında parada sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 197 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün açıklanmasına karar verilmiştir.

3. Gaziosmanpaşa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.05.2016 tarihli kararının sanık tarafından temyizi üzerine sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 197 nci maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan suçu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve değerlendirmenin ağır ceza mahkemesine ait olduğunun gözetilmemesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

4. İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.07.2017 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 197 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, kazanılmış hak gereği sanığın 10 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Sanığın temyiz isteği;
Herhangi bir nedene dayanmamıştır.

1. Dava konusu olay, sanığın sahte para muhafaza ettiği iddiasına ilişkindir.
2. 22.05.2011 tarihli tutanak ile 34 *** ** plakalı ticari taksinin kolluk ekipleri tarafından durdurulup arka sağ koltukta oturan sanığın yapılan üst aramasında cebinden 3 adet 100,00 TL'lik banknot ele geçirildiği belirlenmiştir.

3. Ziraat Bankası A.Ş.'nin 23.05.2011 tarihli cevabi yazısı ile ele geçen 3 adet 100,00 TL'lik banknotun şüpheli olduğu kanaatine varıldığı belirlenmiştir.

Dava dosyası kapsamındaki delillerden, mahkemenin suçun sübutuna dair kabulünde isabetsizlik bulunmamış ise de,
Suça konu paraların sahte olup olmadığı ve iğfal kabiliyeti bulunup bulunmadığının tespiti açısından, 5271 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesi uyarınca Türkiye Cumhuriyeti ... Banknot Matbaası Genel Müdürlüğü Sahte Banknot ve Efektif İnceleme Komisyonu merkez veya taşra biriminden inceleme ve değerlendirme raporunun aldırılması yerine, bankanın ele geçen banknotların şüpheli olduğuna dair tespitine dayanılarak eksik araştırma ile hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.07.2017 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.01.2024 tarihinde karar verildi.