...

ÇOCUK: ...

Mahkûmiyet

Suça sürüklenen çocuk (SSÇ) hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Bakırköy 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.04.2015 tarihli ve 2014/167 Esas, 2015/104 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk ...'in çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 31 inci maddenin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14.11.2018 tarihli ve 14-2015/218355 sayılı Tebliğnamesiyle dosya, onama istemiyle Daire Başkanlığımıza gönderilmiştir.

Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği
Hata hükümlerinin tatbiki istemine ilişkindir.

Mahkemesince; "Mağdure ...'ın SSÇ ... ile 2011 yılı Aralık aylarında tanışıp arkadaş oldukları, SSÇ ... ile tanışmalarından birkaç gün sonra dışarıda bir yerde buluştukları, akabinde de telefon ve facebook marifetiyle görüşmeye devam ettikleri, 2012 yılının ilk aylarında tartışıp ayrıldıkları, 2012 yılı Mart ayı ortalarında tekrar barışıp arkadaşlıklarını devam ettirdikleri, SSÇ ...'ın mağdureyi ailesinin evde olmadığı sırada kendi evlerine götürdüğü, mağdure ile SSÇ'nin yatak odasına geçip mağdurenin rızası ile cinsel ilişkide bulundukları, SSÇ'nin mağdureye 'benim olacaksın, seninle evleneceğim' dediği, 2012 yılının Haziran ayına kadar da SSÇ ... ile mağdurenin SSÇ'nin evinde mağdurenin rızası dahilinde normal yoldan cinsel birliktelik yaşadıkları, ancak suç tarihi itibariyle mağdurenin 15 yaşından küçük olması sebebiyle SSÇ'nin mağdureyi kendi evine götürmesinde rızasının olması yeterli olmadığından SSÇ hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma suçu nedeniyle CMK 225 maddesine uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığından karar kesinleştiğinde gereğinin takdir ve ifası için karar ve dosyanın suretinin çıkartılarak Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmiştir." şeklindeki gerekçeyle hüküm kurulmuştur.

Suça sürüklenen cocuğun aşamalarda alınan "Ben mağdura sorduğumda 1997 doğumlu olduğunu söylüyordu. 15 yaşını bitirmiş olduğunu 16 yaşından gün almış olduğunu düşünerek onunla cinsel ilişkiye girmiştim." şeklindeki savunması mağdureden de sorularak tüm dosya içeriği nazara alındığında, olayda 5237 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı tartışıldıktan sonra hükme varılması gerekirken bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın eksik gerekçe ile yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı görülmüştür.

Bozma sebep ve kapsamına göre Tebliğnamedeki onama istemli görüşe iştirak edilmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.04.2015 tarihli ve 2014/167 Esas, 2015/104 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.01.2024 tarihinde karar verildi.